Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

58. Bölüm Minimum Fiyat

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Günlük işler yaparken Tatmin’i günde yalnızca beş ila altı saat oynayabiliyordum, ama kapsül kafesine gidince işler değişti. 10 saatlik bir artışla günlük oyun ortalamam 15 saate kadar çıkmıştı. Bu sayede iki misli daha fazla ekipman üretebiliyordum.

[Efsanevi Demirci’nin Nefesi ürettiğiniz ekipmanın etkisini artırıyor.]

[Efsanevi Demirci’nin Nefesi]

Seviye: 2

Açıklama: Bir ekipman yapımına odaklandığınızda, Pagma’nın Soyu’nun iradesi o ekipmana dolar.

*Üretilen ekipmanın bütün hünerleri %7 oranında artar.

*Nadir de olsa üretilen ekipmana fazladan özellikler eklenme ihtimali mevcut.

“Lütfen efsanevi olsun, lütfen…”

Şu anda 120. Seviye sınırlı bir plaka zırh üretiyordum; imalat yöntemini henüz almıştım. Kullandığım malzemelerin toplam değeri 483 altındı! Paramın beşte birini bu işe yatırmıştım. Şimdiye dek yaptığım en pahalı ekipmandı.

Verdiğim onca paraya rağmen normal seviye bir eşya olmasından korkuyordum, bu yüzden imalat sürecine fazladan odaklanarak 20 saat harcadım.

“… Evet, dürüst olmak gerekirse efsanevi seviye olmasına gerek yok. En azından özel olsun yeter. Lütfen…”

Efsanevi demirciydim, doğal olarak umut ediyordu insan! Son demir plakalarını müthiş bir beklentiyle birleştirdim. Ve zırh tamamlandı.

[İnce İşçiliğin Plaka Zırhı]

Seviye: Destansı

Dayanıklılık: 272/272   Savunma: 303 Hareket Hızı: -%6

*Az da olsa saplama tipi saldırılara karşı tamamen savunma şansı vardır.

*Büyük yeteneklere ve potansiyele sahip, ama tecrübe ve itibar eksikliği çeken bir zanaatkarın eseridir. İyice arıtılmış çelik plakaların iki katmanlı yapısı sayesinde savunma ve manevra kabiliyeti artar.

Kullanım Koşulları: 120. Seviye. 380 Güç. 400 Dayanıklılık. Orta Seviye Zırh Ustalığı.

[Destansı bir ekipman üretildiği için bütün hünerler kalıcı olarak +4 arttı ve kıta boyunca +80 itibar kazandınız.]

“Kahretsin!”

Destansı seviyeydi. Normal ya da nadir olmamasına sevinmiştim, ama yine de tatmin olmuş değildim, zira bu kahrolası şeye harcadığım emeğin ve zamanın haddi hesabı yoktu. Maliyeti ve kapsül ücretini düşününce pek kar edemeyeceğimi anladım.

Khan aklımdan geçenleri bilmiyordu, övgüyle bana baktı.

“Sana verdiğim yöntemle mi yaptın bu zırhı? Neden sonuç çok farklı? İnanılmazsın!”

“Hoh… kaça satarız bunu acaba?”

Çok şey beklemiyordum. Ardından Khan inanılmaz bir şey söyledi. “Hrmmm… dürüst olmak gerekirse tam bir fiyat biçmek zor, ama bir konuda eminim. Bunu demircide satacağımıza müzayede salonuna koyarsak şövalyelere satarak daha fazla para kazanabilirsin.”

“Eh?”

Şövalyere satmak mı? NPC şövalyelerin müzayede salonundan ekipman alması çok ilginçti, ama beni asıl şaşırtan şey 180. Seviye’den aşağıda olmayan şövalyelere 120. Seviye bir zırh satacak olmaktı.

Khan açıkladı.

“Bir ay önce yeni gelen hanımın yanındaki şövalyeleri gördüm. Hudut’ta büyük bir demirci olduğu kesin, ama şimdi senin yaptığın zırha bakınca o demirci halt etmiş. Hahaha, doğal tabii, sonuçta sen Pagma’nın Soyu’ndan gelen adamsın!”

Oh… zırh öyle iyiydi ki 180. Seviye şövalyelerin bile ilgisini çekecekti, öyle mi? Gerçekten de Efsanevi Demirci’nin Ustalığı ve Efsanevi Demirci’nin Nefesi şakaya gelmezdi. Ekipmanların özelliklerini sırasıyla %12 ve %7 artırıyorlardı. Belki elimdeki zırh destansı seviyeydi, ama performansı 180. Seviye nadir zırhlara denkti.

‘Nefes yeteneği sağ olsun fazladan özellik ekleniyor.’

En önemli kısmını sordum. “Ama müzayede salonunda satarsak komisyon almazlar mı?”

“Kaledeki şövalyeler işin içine girince durum değişiyor. Hanımın ismine yapılacak bir satış bu. Soyluların gururunu biliyorsun, böyle bir durumda kişisel çıkarlarını gözetmezler. Komisyon falan alacaklarını sanmıyorum.”

Hemen karar verdim. “Tamam. Müzayedeye koyacağım.”

“Güzel. İki gün sonra yapılacak, ben gider hallederim.”

“Hayır, ben giderim.”

“Hah? Sıkıntı olmasın?”

“Yok canım, ne sıkıntısı. Zaten bir aydır demirciden çıkmıyorum, biraz nefes almış olurum.”

“Ah, doğru dedin. O zaman şunu yanında götür. Böylece gereksiz prosedürler olmadan açık artırmaya katılabilirsin.”

[‘Demirci’nin Varisi’ nişanını aldınız.]

Zırh kaça gidecekti? Khan haklıysa çok para kazanabilirdim…

‘Hey, beklentilerini düşük tut, yoksa hayal kırıklığına uğrarsın.’

Şanssız herifin tekiydim. Zamanında birkaç kez hayal kırıklığına uğramıştım, bu yüzden heyecanlanmak saçmaydı.

Khan önerdi, “Açık artırmaya daha iki gün var. Neden bu iki günde daha iyi bir zırh yapmak için çalışmıyorsun? Müzayedeye katılmışken sadece bir değil, birkaç işini göstermek akıllıca olur.”

“Doğru diyorsun.”

Takip eden iki günde 20’şer saat çalışarak iki ekipman daha yaptım. Ne yazık ki biri normal, diğeri destansıydı.

“20 saatimi verdiğim ekipman nasıl normal seviye oluyor yahu? En azından nadir seviye olmalıydı.”

Mantıklı mıydı bu? Nasıl düşünürsem düşüneyim suç S.A Grubu’ndan başkasında olamazdı. Efsanevi sınıfımın dengeyi bozacağından endişelendikleri için bana kötü şans aşılıyor olsalar gerekti.

***

Bir bölgenin hükümdarı şövalyelerine müzayede düzenlerken bunu iki ana sebep için yapardı. Öncelikle şövalyelerin en iyi ekipmanlarla donatılması şarttı. İkinci sebep ise fırsat bu fırsat diyerek yetenekli insanları bulmaktı.

Yetenekli insanları bulup ne yapacaklardı? Tabii ki iş anlaşması. En olağanüstü işleri yapmış kimseler lorda mal üretme şansına kavuşabilirdi. İnsanın hayatında yepyeni kapılar açacak türden bir fırsattı.

Buzz, buzz.

Winston Kalesi’nin giriş avlusu.

Müzayedeye kendi mallarıyla gelen düzinelerce insan gergin gergin beklemekteydi. Aralarında oyuncular da vardı, NPCler de. Ayrıca demircileri görebiliyordum. Onlara bakarken düşündüm.

‘Olağanüstü bir demirci görürsem bizim dükkana çağırmak isterim.’

Yeni demircilere türlü türlü iş yaptırabilir, ürettikleri ekipmanların satışından komisyon alabilirdim.

‘Khan dükkanı bana bıraktığında yeni demirciler alacağım.’

Özel köle programımı düşündüğüm sırada sunucu ortaya çıktı.

“20 dakika içinde başlayacağız. Müzayede 3 saat sürecek, bu süre zarfında bekleme odasında durabilirsiniz.”

Ardından bir bildirim çıktı.

[Hanımın düzenlediği müzayedeye katıldınız. Lütfen satmak istediğiniz ekipmanları ve minumum ücretinizi belirleyin.]

Envanteri açtım, ardından müzayedeye sokacağım ekipmanları yeniden gözden geçirdim.

[İnce İşçiliğin Plaka Zırhı]

Seviye: Destansı

Dayanıklılık: 272/272   Savunma: 303 Hareket Hızı: -%6

*Az da olsa saplama tipi saldırılara karşı tamamen savunma şansı vardır.

*Büyük yeteneklere ve potansiyele sahip, ama tecrübe ve itibar eksikliği çeken bir zanaatkarın eseridir. İyice arıtılmış çelik plakaların iki katmanlı yapısı sayesinde savunma ve manevra kabiliyeti artar.

Kullanım Koşulları: 120. Seviye. 380 Güç. 400 Dayanıklılık. Orta Seviye Zırh Ustalığı.

 [Basit Görünen Eldivenler]

Seviye: Destansı

Dayanıklılık: 83/83   Savunma: 29 Saldırı Hızı: +%4 İsabet: +%8

*Büyük yeteneklere ve potansiyele sahip, ama tecrübe ve itibar eksikliği çeken bir zanaatkarın eseridir. Dışarıdan özel görünmese de, giyildiğinde şaşırtıcı bir rahatlık sağlar.

Kullanım Koşulları: 120 Seviye. 1.000 atiklik.

“Planladığım gibi bu ikili…”

Müzayedeye iki ekipman koymaya karar verdim.

[Lütfen İnce İşçiliğin Plaka Zırhı için minimum fiyat belirleyin.]

[Lütfen Basit Görünen Eldivenler için minimum fiyat belirleyin.]

‘Hmmm… kaç yapsak?’

Normalde 60. Seviye ekipmanlar üretiyordum. İlk defa 120. Seviye ekipmanlar ürettiğim için kaç para edeceklerinden emin değildim.

‘Maliyeti göz önünde bulundurarak bir fiyat biçmem lazım… ama çok pahalı olursa ilgi görmeyebilir…’

Tırnaklarımı yediğim sırada beyaz saçlı bir çocuk bana yaklaştı.

“Bayım, bir sıkıntınız mı var?”

“Sen…?”

“Merhaba. Adım Steng. Demirciyim. Sizi izliyordum ve sanırım siz de demircisiniz. Müzayedeye ilk defa katıldığınızı düşündüğüm için yardım etmeye geldim.”

Çocuk gülümsedi. İsmi nedense bir yerden tanıdık geliyordu.

‘Kimdi Steng…?’

Bildiğim, ama hatırlayamadığım bir isimdi. Önemli mi değildi, yoksa hafızam zayıf olduğu için mi hatırlayamıyordum, fikrim yoktu.

Konuştum. “Endişeliyim çünkü koyacağım ekipmanlara fiyat biçemiyorum.”

Steng şaşırdı. “Ustanız fiyat biçmedi mi?”

“Usta mı?”

“Size görevi veren ustanız. Buraya onun ekipmanlarını satmaya gelmediniz mi?”

Ne diyordu bu çocuk? Afallamış halde ona baktığım sırada parlak kından tek ellik bir kılıç çıkardı.

“Ustamın bu müzayede için yaptığı özel kılıç. İnanılmaz, değil mi? 190. Seviye nadir ekipman.”