Ben sevdim sistemi kolay gelsin
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
135. Bölüm Grifonlar
ÇEVİRİ NOTUNU OKUMAYI UNUTMAYIN
----------------
Bölüm 135 - Grifonlar
Judar Kilisesi’nin tapınağı Dominion Kilisesi’ne yakındı. Kestirme kullanılırsa üç gün içinde varmak mümkündü, ama genelde insanlar ana yoldan gittikleri için oraya ulaşmak altı gün alıyordu.
Sebebi basitti. Kestirmede grifonlar yaşıyordu. Bir anlık dikkatsizlik sonucu düzinelerce grifonla karşı karşıya kalmanız mümkündü. Yakın çevredeki lordlar suçluların cezasını bu bölgede verirdi ve haliyle bölge tehlikeli olduğu için fazla insan kullanmıyordu.
Tabii bir kişi hariç.
Genç bir Asyalı ve siyahi bir adam grifonların yaşadığı bölgeye doğru yürüyordu; ateşe çekilen güveler gibiydiler. Grid ve Toban ikilisi.
“Toban, ne yapıyorsun? Sıkıldım.”
“Şşş!”
Grifonların yuvasına dikkatlice bakan Toban, esnemek üzere olan Grid’in ağzını kapattı. Ter döküyordu, “Daha kaç kez söyleyeceğim? Çok ses çıkarırsak grifonlar bizi fark eder!”
Grifonlar 260. Seviye’deki yaratıklardı. Güçlü rüzgarlar ve yüksek dayanıklılıklarıyla gökyüzünden saldırarak kurbanlarını yakalarlardı. Bu yüzden alan yaratıkları arasında onlar kadar tehlikeli fazla tür yoktu. Sıralamadaki oyuncular bile bir grup grifona karşı koyamazdı.
Bu yüzden Toban temkinliydi.
“Lütfen sessiz ol ve beni takip et. Daha önce buradan çok geçtim. Dediklerimi yaparsan sıkıntı çekmeden yolu geçeriz.”
"..."
“Mümkün mertebe sesli nefes almamaya çalış; sürüneceğiz. Tamam mı?”
Toban kendine güvenerek yere yattı ve sürünmeye başladı.
Grid yüzü ekşiyerek ona baktı, “Ses tonun biraz sinirimi bozdu. Bana ders vermeye mi çalışıyorsun, ha? Köle sahibinden korkmuyor demek?”
Toban hatasını fark edince durumu açıkladı. “A-Ah, Grid. Kızma hemen. Sadece tavsiye vermek istedim…”
“Hayret bir şey. Dinlemiyorum seni. Sürünmek mi? Çıldırdın mı sen? Askerlik günlerimde yeterince süründüm!”
Güney Kore henüz Kuzey Kore’yle birleşmemişti. 100 yılı aşkın bir barış söz konusuydu, ama Kuzey Kore hala zaman zaman sıkıntılar çıkarıyordu. Ülkeyi Kuzey Kore’den korumak için Güney Kore’nin genç erkekleri askere giderdi; zorunluk askerliğini Grid de yapmıştı.
“Orduda mıydın? Sürünmeyi biliyor musun?”
“Ordu mu…”
Toban Amerika’da doğmuştu. Orduya ilgisi olmadığı için askerlerle pek tanışmışlığı da yoktu.
Grid dilini şaklattı. “Orduya hiç girmemiş bir adam sürünmekten bahsediyor… Hey, sivil insan. Ben Güney Kore ordusunda görev yapmış bir adamım; üstelik hala yedek subayım. Eğitim sırasında sürünürken neler çektim, biliyor musun? Düşününce hala titriyorum. Şimdi bana gelmiş, oyunda da aynı şeyi yapmamı söylüyorsun. Üstelik daha sürünmeyi bile bilmiyorsun!”
“…”
Toban sözlere karşılık veremedi. Demin söylediklerinin Grid’i kızdıracağını nereden bilebilirdi ki? Boş boş ona baktı.
“Sürünmeyi bilmeyen herifin teki…” diye homurdandı Grid, sonra envanterinden bir şey çıkardı. Pasaklı bir pelerindi. Malacus’un Pelerini.
Toban panikledi, “H-Hey, Grid! Aklını mı kaçırdın? Onu niye çıkıyorsun? Sana keç kez dedim envanterinde tut diye!”
Toban Malacus baskınına katıldığı için pelerinin özelliklerini biliyordu. Kan kokusu bölgedeki yüzlerce grifonun dikkatini çekecek kadar yoğundu!
“İntihar etmek üzeresin!” Toban yüzlerce grifonun saldırdığı yakın geleceğin hayalini kurdu; burnuna kan kokusu gelince kaskatı kesildi. “Çabuk kaldır şunu!”
Grid hor görüyle ona baktı. “Niye kestirmeyi seçtim sanıyorsun? Sadece zamandan kazanmak için miydi? Hayır, değildi tabii. Buraya sırf grifonları avlamak için geldim.”
Grifon kemikleri, derisi ve tendonları pahalıydı. Esen Mızrak’ın ana malzemelerinden biri de grifon tendonuydu. Bu yüzden Grid grifon avlayarak malzeme kasabileceğini düşünüyordu, zira Pon grifon tendonlarına epey para harcadığını söylemişti.
Böyle bir fırsat söz konusuyken ona sırtını çeviremezdi. Winston’un etrafında grifonlar yoktu. Buraya gelmişken birkaç grifon avlamamazlık edemezdi.
“Grifonların kökünü kurutacağım!”
“Çılgın pezevenk!”
“Ne? Ne dedin sen?”
Grid sert gözlerini Toban’a dikti, ama Toban geri durmadı. Grifonlar Grid’den daha korkunçtu.
“Çok güçlü olduğunu biliyorum! İlk 10’daki oyunculara denksin!”
“Heheh, o kadar da değil canım.” Grid övgüyü duyunca keyiflendi ve utançtan burnunu kaşıdı.
Toban hemen ona yaklaştı ve bağırırken yüzüne gözüne tükürdü, “Ama yetmez! Burada sayısız grifon var! Ses çıkarırsan yüzlercesi üstümüze akın edecek. 1.sıradaki Kraugel bile tek başına o kadar grifonu öldüremez! Bir de Malacus’un Pelerini’ni çıkardın. Kaldır şunu çabuk!”
“A-Ah…”
Grifonlar kolay lokma değildi, evet. 260. Seviye’deydiler. Grid içgörüsüne bel bağladı ve Malacus’un Pelerini’ni kaldırdı, sonra Toban’a döndü. “Tamam, anladım. Toplu kesmeyeceğim. Teker teker hallederiz. Anlaşıldı mı?”
Grid grifonları avlamaya kararlıydı. Bu yüzden Toban pes etmek zorunda kaldı.
“Tamam, teker teker yaparsak… Biraz zaman alır, ama olur.”
Dürüst olmak gerekirse Toban da grifonlardan gelecek TP’yi dört gözle bekliyordu. Tam karar vermişlerdi ki…
Kieeeeek!
Biraz önce…
Toban’ın aniden bağırması işleri karıştırmıştı. Düzinelerce grifon sese geliyordu.
“Keok…” Tobna gökyüzündeki grifonları görünce titredi. “Kahretsin… İşimiz bitti! Öleceğiz!”
Grid burnundan soludu, “Kes saçmalamayı. Böyle bir yerde ölecek değilim.”
“Grid...”
Grid çok geçmeden beyaz zırhlarına büründü ve başına tacını taktı. Ayrıca sağ elinde büyük, kara bir kılıç vardı. Zarif ve asil figürü Toban’a umut verdi.
‘Doğru ya… Grid güçlüydü!’
Tek başına Asuka, Kara Ayıcık, Kutu ve Toban’ı yenmişti. Seviyesi düşük olabilirdi, ama efsanevi sınıfı sayesinde en güçlü oyunculardan biriydi. Toban onunla birlikte mücadele ettiği sürece grifonları alt edebileceklerine inanıyordu.
“Grid! Emir ver!”
Köle olmayı kabul etmişti ve göreve hazırdı! Grid ne derse onu yapacaktı. Grid pelerini ona fırlattı.
“Önce şunu tak, sonra koşmaya başla.”
“…?”
Toban Grid’in ne yapmaya çalıştığını anlamadı. Malacus’un Pelerini’ni giyip kaç mı? Pelerini giyerse grifonlar onu hedef almayacak mıydı? Madem kaçacaktı niye pelerini giyiyordu ki?
Grid hüsran içinde bağırdı, “Anlamadın mı hala? Sen yemsin!”
“Yem mi?” Toban kulaklarından şüphe etti. Zeki bir varlık, bir insan olarak yaratıklara yem mi olacaktı?
“Şaka mı bu?”
Grid sabrını yitiriyordu, “Şaka yapıyora benziyor muyum? Bu bir emirdir.”
“Yok artık! Yaratıklara yem olmak, insan haklarına aykırı bu! Hiç etik değil!”
“Başlarım şimdi etiğine! Ayrıca köle değil misin sen, ne hakkından bahsediyorsun? Yem olursan bu krizden kurtulabiliriz; sen kaçacaksın, ben de arkadan onları temizleyeceğim.”
Doğruydu. Düzinelerce grifonla savaşırlarsa ölecekleri açıktı. Toban ağlamak istiyordu. Birkaç gün önce ilk defa SS-seviye görev aldığı için ne kadar mutluydu, ama şimdi işler değişmişti. O görev bir lütuf değil, kahrolası bir lanetti.
“Kahretsin!”
Jeurereuk.
Son zamanlarda Toban hep kendini ağlamak isterken buluyordu. Nihayetinde Malacus’un Pelerini’ni taktı. Kan kokusu dört bir yana saçılınca grifonlar ona odaklandı.
Kyaooooh!
En az orklar kadar vahşiydiler. Leziz kokuyu duyunca heyecana kapıldılar. Keskin gagalarını Toban’ın kafasına geçirmek istiyorlardı.
“Hiiik!”
Toban kalkanıyla kendini korumaya çalıştı.
Kaaaaenngg!!!!
Müthiş bir çarpışma yaşandı ve Toban birkaç adım geri sürüklendi. O boşlukta kalan grifon devasa kanatlarını çırparak rüzgar baskısı oluşturdu ve devasa pençelerini kaldırdı.
“Eh? Ehhhh?”
Toban rüzgara karşı duramıyordu. Göğsüne doğru gelen pençeyi gördü.
‘Ah!’
Rüzgardan dolayı kalkanı bile kaldıramıyordu. Bu gidişle göğsüne pençe yiyeyecekti. Hayır, dur biraz, grifon niye bu kadar güçlüydü? Şüphelenen Toban grifonun ismine baktı, sonra küfretti.
“Kahretsin! Bu şerefsiz alan bossuymuş!”
Evet. 22 grifona önderlik eden yaratık 290. Seviye’deydi ‘Grifon Kaptanı’ adlı bir alan bossuydu.
“Tanrı neden beni terk etti?”
Toban çığlığı bastı, ama kaçınılmaz darbeden sonra hemen bir can iksiri içti ve savunma odaklı bir destek büyüsü kullandı. Ardından gözlerini yumarak acıyla hazırlandı. Tam o esnada Grid Grifon Kaptanı’nın arkasında belirdi ve Ölüm’ü kullandı.
[Kritik!]
[Kutsal Işığın Eldivenleri’nin özelliği devreye girdiği için hedefe beş kez saldırdınız.]
Seviye 1 Ölüm saldırı gücünün %1500’ü kadar, Seviye 2 ise %1800’ü kadar hasar veriyordu. Ayrıca Grid papadan kazandığı seviyelerin ardından 200 puanı güce yatırmıştı. Bununla birlikte Tanrı Dominion’un kutsamasından gelen %15 saldırı gücü artışına sahipti.
Hepsi bu da değildi.
Şu anda 23 grifon Dainsleif’in gözünde düşmandı. Fazladan 345 saldırı gücü alıyordu ve Demirci’nin Öfkesi ile Ölüm de devreye girince ortaya korkunç bir saldırı çıkıyordu.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de kritik vurmuş ve Kutsal Işığın Eldivenleri devreye girmişti. Ortaya çıkan hasar mantığın çok üstündeydi.
[284.000 hasar verdiniz.]
‘Papanın canı sadece 300.000 civarında değil miydi?’
Grid bildirim penceresini görünce şaşırdı.
Kyaaaooooh!
Tek hamle. Grifon Kaptanı tek hamleden aldığı yoğun hasarın ardından yere yığıldı. Kritik durumdaydı. Toban sormak için ağzını açtı, “Grid… O neydi öyle? Yoksa geçen sefer bütün yeteneklerini kullanmamış mıydın?”
Belki efsanevi sınıf düşündüğünden de güçlüydü.
Grid sakince yanıtladı. “Öyle değil. Tamamen şanstı.”
Grid ondan da şaşkındı.
……
-Öncelikle Tamteçhizat diğer Çin serilerinden bağımsız olduğu için tek başına satılacak. Ruh taşı sisteminde olacağız. Her bölüm için ruh taşı vereceksiniz. Bölümler 1 ruh taşı olacak, ama ruh taşı paketlerinde bir düzenleme yapacağız.
-Buna göre her ay 60 civarı Tamteçhizat bölümü gelecek. Düzenimiz aynı kalacak, ama zaman zaman toplular yapacağız. 60 bölümden 5-15 arasını ücretsiz paylaşacağım. Bunlar rastgele zamanlarda olacak ve açmak için ruh taşı harcamanız gerekmeyecek. Fakat şunu unutmayalım, bu seriyi günlük taş ile okuyamayacaksınız.
-Öte yandan yeni düzenlemelerimizin sonucunda Tamteçhizat'ın bir aylık maliyetini kullanıcılar için 10-15 lira arasına çekeceğiz. Her bölümü 2500-3500 kelime arasında olduğu için esasında gayet ucuz bir sistem.
-Ne yazık ki Tamteçhizat'ı aylık üyeliğe ekleyemiyoruz, Soylu da aynı şekilde. İki seri farklı şirketin olduğu için buna mecburuz.
-Bizi desteklemeye devam etmenizi umuyoruz. İlginin yoğunluğuna göre paylaşılan bölüm sayısında bir artış yapabiliriz.
Hepinize keyifli günler dilerim.
ÖNEMLİ: Yarın bölüm gelmeyecek. Pazartesi 10-30 bölüm arasında bir toplu yapacağız ücretli sistemin başlangıcı için. Öpücükler :3
Magnec