Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

53. Bölüm Seni Bulduk!

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Belki de mektupta yazılanları anlayamayacak kadar aptaldım? Havlayan köpeği anlamaya çalışmak gibiydi bu. “Nerede bu adam?”

Khan dikkatlice cevapladı, “Kont Steim onu 10 yıl hapse mahkum etti.”

Gerçek gibi değildi.

“Hey, neden? Winston’u kurtaran Tavşan değil miydi?”

“Gerçekten de Winston’un kahramanıydı, ama unutmamalısın ki Winston’un başına iş açanlar Mero Şirketi’ydi. Nihayetinde günahlarının farkına vardı, ama kont bundan tamamen kurtulmasının mantıksız olacağına hükmetti.”

Kahretsin.

“Siktir… Neler oluyor burada…?”

Hani bana zengin olacağıma dair söz vermişti? Şimdi hapisteydi. Aptal herif! Benim için güzel şeyler yapacağını söyledikten sonra düştüğü hali öğrenmek acı veriyordu.

Sinirden köpürdüğüm sırada Khan omzuma dokundu. “Seni kurtaran adamın hapsi boylamasından dolayı üzgünsün, biliyorum, anma neşelen biraz. Önünde yepyeni bir hayat var. Bu kadar üzülme.”

Neler diyordu bu adam?

“Hayır… Şu anda Tavşan umurumda bile değil… Oh, bu arada benden sonra seni de tutuklamışlar? Canını yakmadılar, değil mi?”

Khan güldü. “Tuzağa düşmüş ve aşağılanmışken hala benim için endişeleniyorsun. Kalbin gerçekten de denizler kadar engin. Ah…”

Gülen adam bir anda ağlamaya başladı. “Aslında hikayeyi duydum. Şövalyeler tarafından kuşatılmışsın, ama beni korumak için onlara hiçbir şey söylememişsin. Çok duygulandım.”

Sorgu odasındaki meseleden mi bahsediyordu? Huroi’yle iş çevirenin Khan olduğunu söylemeye çalışmıştım, ama ağzıma bez tıkadıkları için sesim çıkmamıştı. Garip garip güldüm. “Yani… seni satamazdım.”

“Ahh… işkencelere uğramana rağmen… Grid! Sana emanet edebileceğime inanıyorum!”

“Neyi?”

“Demirciyi?”

“…Ha?”

Demirci derken?

‘Yoksa?’

Ah, yanlış duymuş olmalıydım. Yumurtadan çıkmadan önce civcivleri saymak olmazdı. Şüpheyle baktığım sırada Khan gülümsedi, “Demirciyi kurtarmak için varis kılığına girdin ve Mero Şirketi’yle mücadele ettin. O andan itibaren seni gerçek varisim olarak görmeye başladım. Gelecekte bu demirci senin olacak.”

“… Yok artık.”

NPCler’den iş alan bazı kullanıcılar vardı, ama ilk defa bir dükkan devralan görüyordum. Belki de bir ilktim.

“Şaka yapmıyorsun, değil mi?”

“Hahaha, daha önce hiç yalan söyledim mi? Bildiğin gibi bir varisim yok. Yakında güçten kesileceğim… ve demirci boş kalacak. Ailemin nesillerdir uğraştığı dükkan hiçliğe karışacak. Bütün kalbimle istiyorum ki bu demirci senin olsun. Sen Pagma’nın Soyu’ndan gelen müthiş bir gençsin, atalarım buna sevinecektir. Ayrıca, oğlum öldü…”

Oğlundan bahsedince Khan’ın yüzü karardı. Duygulara kapıldığı için emin olmak adına bir kez daha sordum.

“Sadece kelimelerle anlatmak olmaz. Kontrat yazalım! O zaman sana inanır ve demirci için çalışmaya başlarım!”

“…”

Bir süre sonra Khan dükkanı devretme kontratını hazırladı. Ardından önümde bir bildirim çıktı.

[‘Demircinin Varisi’ pozisyonunu aldınız.]

[Demircinin Varisi]

Açıklama: Khan’ın Demircisi’nde dükkanın sahibiyle aynı pozisyona sahip olacaksınız.

“Rüya görmüyorum, değil mi?” kendimi elimden geldiğinde çimdikledim. “Acıyor…”

O kadar güç kullanmıştım yanağım hala sızlıyordu. Rüyada değildim.

“Rüya değil! Gerçek. Hah…! Hahahat! Puhahahaht! Evet! Oh evet! Eveeee--!!!”

İki katlı demirci dükkanının günün birinde benim olacağını düşündükçe çığlıklar atasım geliyordu. Khan bu halimi görünce konuştu, “Mutlu olmana sevindim. Demirciyi iyi günlere taşıyacağına eminim.”

“Öyle tabii! Şimdi! İşe koyuyalım. Büyük işler yapalım ki demircimizin adını duymayan kalmasın!”

“Ohh. Güzel! Heyecanlısın!”

Demircide çalışarak ailemin onayını kazanabilirdim. Takip eden günlerde kendimi tamamen ekipman işine kaptırdım. Sabahtan öğleden sonraya kadar amelelik yapıyor, ardından akşamdan sabaha kadar Tatmin’e bağlanarak ekipman üretiyordum.

“Yine amelelik… Görünüşe göre amelelikten hiç kurtulamayacağım.”

Motivasyonum sayesinde günde sadece dört saat uyuyordum. Yorgundum, ama para, hünerler ve yetenek tecrübesi için dayanıyordum.

***

Tzedakah Klanı’nın sadece 17 oyuncusu vardı, ama hepsi birbirinden güçlüydü!

Klan lideri Jishuka son zamanlarda her gün müzayede salonuna uğruyordu. Çünkü Özel Yafa Okları’na bağımlı hale gelmişti.

Var olan bütün oklardan daha güçlüydü. Sıradan Yafa Okları’na kıyasla iki misli performans sergilediği yetmezmiş gibi, bir de düşmanın savunmasını yok sayma şansı vardı. Jishuka müthiş performansa öylesine kapılmıştı ki heyecandan kıpır kıpırdı.

Fakat iki ay önce aldığı oklardan sonra müzayede salonunda bir daha hiç Özel Yafa Oku görmemişti.

‘Neden?’

Normalde demirciler binlerce ok yaratırdı. Diğer bir deyişle, binlerce Özel Yafa Oku olmalıydı. Fakat okun yapımcısı müzayede salonuna yalnızca 99 tanesini koymuştu.

‘Yoksa… başka bir klan demirciyi bizden önce mi buldu?’

Jishuka gerildi. Eğer başka bir klan o demirciyi bulmuş ve tekeline almışsa hiçbir şansı kalmazdı.

“Şu kadın Jishuka değil mi?”

“Vov, vücudu yakından daha da inanılmazmış.”

“Şansımızı deneyelim mi?”

“Hey, başına kötü şeyler gelir, yapma.”

Jishuka her zamanki gibi ilgi odağıydı. Bronz cildi ve kıvrımlı vücudu gören erkeklerin kalbini yerinden oynatıyordu. O keskin gözler ve dolgun dudaklar inanılmazdı.

Jishuka onları görmezden gelmeye çalıştı, ama bunun da bir sınırı vardı. Kullanıcılar Jishuka ismini duyunca toplanmaya başladılar, kısa süre içinde müzayede salonu ağzına kadar doldu.

“Çekilir misiniz?”

O hilal gözleri erkekleri içine çekiyordu. Fakat ağır ses tonuyla etrafına görünmez bir sur çekiyordu adeta. Nihayetinde erkekler dayanamadılar ve ona yol verdiler. Müzayede salonundaki kalabalığı arkasında bırakan Jishuka, hologram klavyeyi çağırdı.

Klanın mesaj kutusuna yazdı.

{Bu ay içinde demirciyi bulmazsanız hepinizi cehennem antrenmanına sokacağım.}

{Ohh! Bana uyar!}

{Regas! Saçmalama! Adında niye ‘cehennem’ var sanıyorsun.}

{Kaptan, dürüst olmak gerekirse bu kadar az ipucuyla onu bulmak neredeyse imkansız. Tatmin’de kaç oyuncu olduğundan haberin var mı?}

{Olamaz.}

{… Oh… Bence de…}

Klan üyeleri şikayet etmeye başladılar. Jishuka ciddiyetle konuştu.

{Bizim gibi elitlerden oluşan ufak klanlar için güç önemlidir. Demirciye ihtiyacımız var. Lütfen bulun onu.}

{Anlaşıldı. Bulacağım.}

{Hey! Bahse girelim. Herkes ortaya 100 altın atsın, ilk bulan kazanır!}

{Ne? Kazanırsam 1.600 altın mı alacağım? Güzel, tamamdır!}

Jishuka her zaman enerjikti. Çelikten bir kadındı. Nadiren onlardan bir şey isterdi. Dolayısıyla klan üyeleri durumun ciddiyetini anlamıştı.

Sadece Regas’ın bir şikayeti vardı.

{Kendimi geliştirmek istiyorum...}

{Neredesin? ^^}

Jishuka emoji kullandı! Klan üyeleri bunu görünce şöyle düşündüler:

‘Kaptan öfkeli.’

‘Regas’ın işi bitti.’

O vakitte klan mesaj kutusunda bir duyuru çıktı.

[Vantner oyuna girdi.]

Beş gün önce nihayetinde muhafız şövalye sıralamasında zirveye oturan Vantner oyuna girmişti.

{Hoş geldin Vantner }

{Hey, yedi saat uyur mu insan? Çok tembelsin. Sıralamadaki yerini kaybedeceksin.}

{İnternette bir şey dikkatimi çekti. Araştırma yaptığım için geciktim. Winston’u hiç duydunuz mu?}

{Ebediyet Krallığı’nın kuzeyindeki şu köy mü?}

{Ah—orası mı? Bairan Köyü’ne giderken bir ara uğramıştım. Neden? Bir şey mi oldu?}

{Orada bir ekipman üretim yarışı yapılmış. Söylentilere göre katılımcılardan biri üç saat içinde destansı seviye bir hançer yapmış.}

{Kullanıcı mı, NPC değil yani?}

{Evet.}

{O!}

{Demirciyi sonunda bulduk!}

{Yakaladık seni!}

Klan üyeleri heyecanlandı. Üç saatte destansı seviye ekipman yapan demirciler sıradan olamazdı. Bir numaralı demirci, Panmir bile bunu beceremezdi.

Jishuka emretti.

{Derhal Winston’a yollanın! Bundan böyle araştırmamızı Winston’a odaklayacağız!}

{Anlaşıldı!}

{Winston’sa eğer… buradan oraya gelmem üç gün sürer.}

{Benimki bir hafta.}

{… Son gelen kendini hazırlasın. Ve Regas, yarım gün içinde orada olmazsan seni gerçekten öldürürüm. ^^}

{K-Kaptan! Şu anda Burns Eyaleti’ndeyim! At sırtında oraya gelmem en az iki gün sürer!}

{O zaman atı bırak direkt koş! Bir günde gelirsin!}

{O-ohhh! Cidden mi?}

{Yarım gün içinde gelmezsen gebertirim seni.}

{Ahh, ne yapacağım?}

Tzedakah Klanı Winston’da toplanacaktı.

……