Notu değilde bölümü uzun tutsaymış daha iyi olurdu :)
Bu bölümü okuyabilmek için kitabı aylık olarak satın almalısınız. Kitabı almak için tıklayın.
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
374. Bölüm Misilleme
Çevirmen: Güz / Editor: T4icho
Sabahın erken saatlerinde Su Chen hala kahvaltı yaptığı sırada belinde asılı duran yeşim süsün aniden ısınarak parlak kırmızı parıltılar saçtığını fark etti.
Bu, Köken Bürosu tarafından verilen acil durum bildirisiydi. Bu çağrıyı alan herkes derhal Köken Bürosu’na gitmeliydi.
Bir şey mi oldu?
Su Chen yavaş yavaş son lokmasını da yuttuktan sonra ağzını sildi. “Demir Uçurum, arabayı hazırla. Köken Bürosu’na gidiyoruz.”
Su Chen, büroya geldiğinde büyük bir Köken Akışı Bilgesi grubu orada bekliyordu.
— Kilitli Bölüm —
Çevirmen notu
Çevirmen Notu: Buradan aşağısı yazarın notudur. Bazı sorulara yanıt verirken aynı zamanda yakınıyor. Bunun biraz tartışmacı bir tavır olduğunu düşünebilir, bu yüzden atlama gereği duyabilirsiniz. (Evet, gerçekten çok fazla yakınıyor.)
Yazar Notu:
Bu kitabı yazma sürecimde pek çok kişinin çok farklı öneriler sunarak sürekli bir şeylerden yakındığını biliyorum. Bazıları haklı, bazıları haksız ve bazıları da sataşacak yer arıyor. Haklı olanlar için teşekkür ederim; haksız olanlar için bir şeyleri açıklığa kavuşturabilirim; sataşacak yer arayanları ise görmezden geleceğim.
Bu, insan hayatında bir tür gelişim.
Ancak, sizinle tartışmayacak olsam da yine de bazı şeyleri açıklığa kavuşturmam gerekiyor ki yanlış anlaşılmalar, gerçeğe dönüşüp çoğalmasın.
Aşağıda size bazı absürt fikirleri açıklayacağım.
Bazı insanlar Su Chen'in ahlaki karakterine saldırıyor; insanlar üzerinde deney yapan birinin nasıl İnsan Irkı’nın yükselmesinden bahsedebildiğini sorguluyorlar. Bazıları Su Chen'in, sadece Enerji Çekme diyarındayken insanlığı değiştirmek için yemin ettiğini ve çok naif olduğunu düşünüyor.
Bence bunlar çok komik.
Öncelikle “idealistik” endişelerinize hitap edeceğim. Su Chen'in naif olduğunu düşünenler muhtemelen “gençlik hırsı” nedir bilmiyor. Ama en azından ben, “Çin’in Yükselişi için Okumak ve Okumak” ne demek biliyorum. Eğer kimin söylediğini bilmiyorsanız gidip bakabilir ve bunu söylediğinde kaç yaşında olduğunu öğrenebilirsiniz. [ÇN: Zhou Enlai, komünist Çin’n Mao Zedong bölgesinden çok, çok ünlü bir politikacı bunu 1911 yılında, yani henüz 13 yaşındayken söyledi. Biyografik notlarına bakıldığında küçükken bu gibi pek çok şey söylediği görülebilir.]
Eğer hala anlamıyorsanız Stephen Chow’un harika bir deyişi var: “Eğer bir insanın hayalleri olmazsa, salamura edilmiş balıktan ne farkı kalır?”
İdealist olmakla ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Daha fazla söze gerek yok çünkü bu genellikle kişisel bir düşünce ve pek safsatalı bir mantık değil. Çok fazla kişinin kafasını da karıştırmaz.
Safsatalı mantığa sahip olan insanlar, Su Chen'in ahlaki yapısını eleştiren ve insanlar üzerinde deney yapmasını etik dışı bularak insanlığın yükselişinden bahsetmeye hakkı olmadığını düşünenler.
Bu konuda iki noktaya değinmem gerekiyor.
Birincisi: Ana noktalar her zaman detaylardan farklıdır. Detaylarla uğraşmayan insanların büyük hırslara sahip olamayacağına inananlar çok naif. Aslında, bu kitapta detaylar ve ana noktaların çok farklı olduğunu vurguladım. Bazı detayları göz ardı eden ama ana hedeflerinden şaşmayan insanlardan çok fazla örnek var. Biraz kitap okuyun. Eminim, ne demek istediğimi anlarsınız.
İkincisi: İnsan deneylerine karşı etik olarak karşı olmak modern bir konsept. Günümüz standartlarını geçmişi değerlendirmek için kullanmadığımızdan değil ama lütfen, dengeli olun. Bu çağda insanlar üzerinde deney yapmak etik değil ama insan öldürmek de aynı şekilde. İnsan hayatının paha biçilemez olduğu deyimi sadece bir deyiş değil; ne tür bir kötü davranışa maruz kalırsanız kalın, kendi adaletinizi kendiniz sağlayamazsınız. Yasa gereği insanları öldürebilen sadece tek bir organizasyon var ve bu, hükümetin yasayı sağlama şekli. Ancak xuanhuan türünde, yazar gerekli motivasyonu sağladığı sürece insanlar ölür.
Yasa dışı adalet uygulamaları sadece xuanhuan türündeki kitapların dünyasında geçerlidir.
Eğer biri ana karakterin, şartlar ne olursa olsun hiç kimseyi öldürmediği bir kitap yazarsa, bunun nasıl sonuçlanacağını tahmin edebiliyorum.
Çünkü bu tür kitaplarda insan hayatının değeri farklıdır.
Aynı şekilde eğer insan öldürmeye izin varsa, o zaman insanları öldürmeyen deneyler de sorun olmamalı. Bu tür bir durum, tekrarlıyorum, xuanhuan türünde çok yaygın bir şey.
İnsanların öldürülmesine karşı çıkmamak ama insan deneyleri yapılmasını sorun etmek düpedüz çifte standarttır ve sataşacak yer arayanlar sık sık bu mantığı kullanır.
Sadece bunu açıklığa kavuşturmak ve insanların farkında bile olmadan yanlış yönlendirilmesinin önüne geçmek istedim.
“Su Chen devrim yapmak istiyor ama devrim sadece kadınlarla mümkündür.” gibi şeyler söyleyen bir grup insan da var. Bu tür düşünceler yayılmadı ve yayılmayacak da. Bu yüzden bunlara kafa yormayın.
Yazar olarak, eserim aracılığıyla konuşacağım. Eğer bunun iyi bir kitap olduğunu düşünmüyorsanız, okumayı bırakma hakkına sahipsiniz. Ama saçmalamayı kesin… Dikkat edin de yüzünüze bir tokat inmesin; bunu ben yapmasam bile başkası yapacaktır.
Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.
Yazar Notu:
Bu kitabı yazma sürecimde pek çok kişinin çok farklı öneriler sunarak sürekli bir şeylerden yakındığını biliyorum. Bazıları haklı, bazıları haksız ve bazıları da sataşacak yer arıyor. Haklı olanlar için teşekkür ederim; haksız olanlar için bir şeyleri açıklığa kavuşturabilirim; sataşacak yer arayanları ise görmezden geleceğim.
Bu, insan hayatında bir tür gelişim.
Ancak, sizinle tartışmayacak olsam da yine de bazı şeyleri açıklığa kavuşturmam gerekiyor ki yanlış anlaşılmalar, gerçeğe dönüşüp çoğalmasın.
Aşağıda size bazı absürt fikirleri açıklayacağım.
Bazı insanlar Su Chen'in ahlaki karakterine saldırıyor; insanlar üzerinde deney yapan birinin nasıl İnsan Irkı’nın yükselmesinden bahsedebildiğini sorguluyorlar. Bazıları Su Chen'in, sadece Enerji Çekme diyarındayken insanlığı değiştirmek için yemin ettiğini ve çok naif olduğunu düşünüyor.
Bence bunlar çok komik.
Öncelikle “idealistik” endişelerinize hitap edeceğim. Su Chen'in naif olduğunu düşünenler muhtemelen “gençlik hırsı” nedir bilmiyor. Ama en azından ben, “Çin’in Yükselişi için Okumak ve Okumak” ne demek biliyorum. Eğer kimin söylediğini bilmiyorsanız gidip bakabilir ve bunu söylediğinde kaç yaşında olduğunu öğrenebilirsiniz. [ÇN: Zhou Enlai, komünist Çin’n Mao Zedong bölgesinden çok, çok ünlü bir politikacı bunu 1911 yılında, yani henüz 13 yaşındayken söyledi. Biyografik notlarına bakıldığında küçükken bu gibi pek çok şey söylediği görülebilir.]
Eğer hala anlamıyorsanız Stephen Chow’un harika bir deyişi var: “Eğer bir insanın hayalleri olmazsa, salamura edilmiş balıktan ne farkı kalır?”
İdealist olmakla ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Daha fazla söze gerek yok çünkü bu genellikle kişisel bir düşünce ve pek safsatalı bir mantık değil. Çok fazla kişinin kafasını da karıştırmaz.
Safsatalı mantığa sahip olan insanlar, Su Chen'in ahlaki yapısını eleştiren ve insanlar üzerinde deney yapmasını etik dışı bularak insanlığın yükselişinden bahsetmeye hakkı olmadığını düşünenler.
Bu konuda iki noktaya değinmem gerekiyor.
Birincisi: Ana noktalar her zaman detaylardan farklıdır. Detaylarla uğraşmayan insanların büyük hırslara sahip olamayacağına inananlar çok naif. Aslında, bu kitapta detaylar ve ana noktaların çok farklı olduğunu vurguladım. Bazı detayları göz ardı eden ama ana hedeflerinden şaşmayan insanlardan çok fazla örnek var. Biraz kitap okuyun. Eminim, ne demek istediğimi anlarsınız.
İkincisi: İnsan deneylerine karşı etik olarak karşı olmak modern bir konsept. Günümüz standartlarını geçmişi değerlendirmek için kullanmadığımızdan değil ama lütfen, dengeli olun. Bu çağda insanlar üzerinde deney yapmak etik değil ama insan öldürmek de aynı şekilde. İnsan hayatının paha biçilemez olduğu deyimi sadece bir deyiş değil; ne tür bir kötü davranışa maruz kalırsanız kalın, kendi adaletinizi kendiniz sağlayamazsınız. Yasa gereği insanları öldürebilen sadece tek bir organizasyon var ve bu, hükümetin yasayı sağlama şekli. Ancak xuanhuan türünde, yazar gerekli motivasyonu sağladığı sürece insanlar ölür.
Yasa dışı adalet uygulamaları sadece xuanhuan türündeki kitapların dünyasında geçerlidir.
Eğer biri ana karakterin, şartlar ne olursa olsun hiç kimseyi öldürmediği bir kitap yazarsa, bunun nasıl sonuçlanacağını tahmin edebiliyorum.
Çünkü bu tür kitaplarda insan hayatının değeri farklıdır.
Aynı şekilde eğer insan öldürmeye izin varsa, o zaman insanları öldürmeyen deneyler de sorun olmamalı. Bu tür bir durum, tekrarlıyorum, xuanhuan türünde çok yaygın bir şey.
İnsanların öldürülmesine karşı çıkmamak ama insan deneyleri yapılmasını sorun etmek düpedüz çifte standarttır ve sataşacak yer arayanlar sık sık bu mantığı kullanır.
Sadece bunu açıklığa kavuşturmak ve insanların farkında bile olmadan yanlış yönlendirilmesinin önüne geçmek istedim.
“Su Chen devrim yapmak istiyor ama devrim sadece kadınlarla mümkündür.” gibi şeyler söyleyen bir grup insan da var. Bu tür düşünceler yayılmadı ve yayılmayacak da. Bu yüzden bunlara kafa yormayın.
Yazar olarak, eserim aracılığıyla konuşacağım. Eğer bunun iyi bir kitap olduğunu düşünmüyorsanız, okumayı bırakma hakkına sahipsiniz. Ama saçmalamayı kesin… Dikkat edin de yüzünüze bir tokat inmesin; bunu ben yapmasam bile başkası yapacaktır.
Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.
Magnec