Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

79. Bölüm Şok Edici Keşif

Çevirmen: Tomato / Editor: Venus

Fei meydana adım atarak detaylı bir şekilde etrafına bakmıştı. Buradaki birçok insanın soluk ve ince olduğunu fark etmişti, kıyafetleri de düzensizdi. Chambord'daki en fakir vatandaşlardı bunlar. Nedense buraya toplanmışlardı; Fei'nin varışını gördükten sonra ise coşkuyla seslerini yükseltmiş, daha sonra da yere çökmüşlerdi.

''Bak, Majesteleri gerçekten de geldi...'' 

''Majesteleri, lütfen adaleti hepimiz için tekrar getirin!'' 

''Majesteleri, hapishane memurlarına dava açmak istiyoruz... Güçlerini kötüye kullanıp masumları tutukladılar...'' 

''Kral Alexander, benim oğlum sırf kazayla önceki Başbakan'ın çocuğu Gill'i gücendirdiği için tutuklandı ve Hapishane, Su Zindanı'na atıldı. Majesteleri, lütfen bu konuda bir şeyler yapın...'' 

Vatandaşlar dizlerinin üstüne çökmüş, sesli bir şekilde ağlıyordu.

Fei arkasına döndü ve Brook'a göz ucuyla baktı. Brook hızlıca kafasını sallamış ve konuşmaya başlamıştı: ''Majesteleri, bu vatandaşlara buraya gelmelerini; bu öğleden sonra buraya geleceğinizi bile söylememiştim. Garip... Onları kovmalı mıyım?'' 

Fei gülümseyerek kafasını salladı, ''Sorun yok. Zaten ben buraya Hapishane - Su Zindanı'nı yenilemek için gelmemiş miydim? Bu mükemmel oldu! Mahkumlar hakkında daha fazla bilgi alabilirim. Meydana masa ve sandalyeler getirilmesini iletmesi için bir asker yolla ve Bekçi Oleg'e, tüm dokümanları getirmesini söyle. Hapishaneyi, tüm vatandaşların önünde yenileyeceğim.'' 

Brook kafa sallayarak Fei'nin emrini gerçekleştirmek için ayrıldı.

Kısa bir süre içerisinde, meydandaki vatandaşlar askerler tarafından bölünmüştü. Meydanın ortasına bir kulübe yerleştirilmiş, içine de taş masa ve sandalyeler konulmuştu. Kumaş ve hayvan derilerine yazı yazılarak oluşturulmuş, son on yıl içerisindeki duruşmaları ve cezaların nasıl verildiğini içeren dokümanların yığınları kulübenin içine gönderilmişti. Bazı dokümanlar küflenmişti bile... anlaşılan aynı noktada çok uzun bir süredir bekliyorlardı. Fei küf beneklerine sahip dosyaları açtığında, küf kokusu tüm burnunu doldurmuştu.

''Büyük ve onurlu Kral Alexander, bu dosyalar on yıl öncesinden. Astlarıma hepsini getirmelerini söyledim ve tek bir dosya bile eksik değil. Chambord'un Hapishane Müdürü olduğumdan, işimi biraz bile gevşetmeye cesaretim yoktur...'' Yağcı Oleg, Fei'nin arkasında duruyor ve gülümsüyordu. Elinde ince ve beyaz tüylerle dolu bir yelpaze vardı, Fei'yi serin tutmak için canlı canlı sallıyordu.

Fei hafifçe kafasını salladı.

Oleg kulübeden dışarı çıkmıştı, horoz dövüşü sırasında sahibi tarafından cesaretlendirilen bir horoz kadar heyecanlıydı. Alnındaki teri hızlı bir şekilde silerek anons etmeye başladı: ''Büyük, Yüce Kralımız Alexander, sizlerin de bildiği gibi bizim gibi düşük sınıflıların yanına, Hapishane - Su Zindanı'na teşrif etme nezaketini gösterdi! Komplocu, vatan haini Bazzer'ın Chambord'a karşı işlediği tüm suçları düzeltmek ve tüm yüceliğini göstererek, doğruları göstermek için burada! Hapishane - Su Zindanı'na gelen adalet ve doğruluk için teşekkürlerinizi sunun. Eğer biriniz bile o aşağılık, şerefsiz, hayatımın bir anında bile kendimi yanında hissetmediğim; ancak sesimi çıkaramadığım o Bazzer'dan dolayı adaletsizlikle karşılaşmış ve zulüm görmüşse, gelip güvenle Büyük Kral Alexander'a şikayetlerinizi belirtebilirsiniz! Hiç şüphe yok ki kralımız bilge, dürüst, nazik ve adildir... Tüm masumlara adaletle karşılık verecektir!'' 

Oleg Fei'yi övmek için en azından yirmi kere sıfat kullanmıştı. Tükürüklerinin her yere saçılmasının ardından sonunda askerlere dikkatli bir şekilde vatandaşları ayırıp kulübe için küçük bir giriş yapmalarını emretmişti. Vatandaşlar kulübeye tek tek girip şikayetlerini sunabilecekti.

Fei gizlice başını sallamıştı.

Oleg korkak, açgözlü ve ölümden delicesine korkan felaket bir yalaka olsa da, yetenekleri vardı. Brook gibi ordu memurları ile kıyaslandığında, o daha dikkatli ve özenliydi. Böyle durumlarla başa çıkmakta epey iyiydi. Eğer bu tip insanlar iyi bir şekilde kullanırlarsa, kesinlikle iyi yardımcılar olurlardı.

''Onurlu Kral Alexander, lütfen şikayetlerimi iyileştirin...'' 

Düzensiz giyimli yaşlı bir adam ilk olarak gelmiş ve hızlıca diz çökmüştü. Oğlu, eski Başbakan'ın konağında bir hizmetkardı. Kazara dombili Gill'in köpek çirkin köpek maması çanağını kırmıştı ve karşılığında, 10 altın ödenmesi istenmişti. Ailesi böylesine bir paraya sahip olmadığı için Hapishane - Su Zindanı'na atılmıştı. Çoktan üç ay geçmişti bunun üzerinden ve yaşlı adam, şu anda oğlunun hayatta olup olmadığını bile bilmiyordu.

Hızlı bir şekilde, gardiyan Fei'ye yaşlı adamın çocuğu hakkında olan dokümanı verdi. Fei biraz göz atmıştı; kayıt, yaşlı adamın anlattığıyla neredeyse aynıydı. Kalemini kağıda indirdiği gibi bu davaya bir son vermişti Fei, yaşlı adamın çocuğu hemen serbest bırakılmıştı. Fei daha sonra, Bazzer'ın el koyduğu mülkerinden gelen 10 altını aileye tazminat olarak verdi. Yaşlı adamın çocuğu biraz işkenceye maruz kalmış olsa da, genel olarak sağlıklı sayılırdı. Baba ve oğul hemen bir araya gelip ağlamaya başlamış, Fei'ye ve onun adaletine teşekkür etmek için diz çökmüşlerdi...

Elbette bu sahneyi gören etraftaki tüm vatandaşlar heyecanlanmıştı.

İnsanlar devamlı olarak kulübenin içine gelerek ağlamaya, şikayetlerini dile getirmeye başlamıştı artık. Birçoğu buraya minicik, ancak krallıktaki asilleri ve Bazzer'ı etkileyen  olayların içerisinde bulunmuş ve güçlerini kötüye kullanan insanlar yüzünden kilit altında tutulmaya başlayıp, su zindanında işkencelere dayanmaya çalışan kişiler için gelmişti.

Sadece otuz dakika içerisinde, Fei hapishaneden kırktan fazla insanı serbest bırakmıştı. Her bir masum insan yalnızca özgürlüklerini geri kazanmamış, ayrıca epey de bir tazminat almıştı. Bir altın fakir bir ailenin bir yıllık geliri olarak düşünülebilirken, Kral Alexander'ın verdiği tazminatları elde eden insanların durumunu düşünmek çok da zor değildi. Meydandaki herkes, diz çökmüş bir şekilde ''Kralımız çok yaşa!..'' diye bağırırken son derece minnettar hissediyordu...

Fei bir yargıç olma işinden haz almaya başlamıştı, bu onu memnun ediyordu.

Ancak yenileme devam ettikçe, sadece izlemesi gereken insanlar ayağa kalkıp, uğradıkları haksızlıklarla ilgili şikayetlerini sunmaya başlamış, buna engel olamamışlardı. Bazı insanlar asilleri soymuş ve ellerindeki her şeyi kaybederek evsiz olmuşlardı. Diğerleri ise büyük tüccarlar tarafından dolandırılmış, aileden kalma değerli yadigarlarını kaybetmişlerdi. Hatta bazılarının güzel kızları asillerin köşklerine kaçırılmış ve bir daha onlardan haber alınamamıştı...

Aniden meydandaki vatandaşlar öfkelenmiş ve adeta tahrik edilmişçesine hareketler sergilemeye başlamışlardı ve durum, Fei'nin kontrolü altından biraz çıkmıştı.

Fei haberleri duydukları anda daha fazla insanın meydana geldiğini fark ettiği anda terk dökmeye başlayarak herkese açık olan ''yenileme'' olayını durdurdu. Bir bakanın tüm şikayetleri kaydedip Başbakan Bast'a vermesini emretmişti. Gelecekteki kayınpederinin bu davalarla doğru düzgün bir şekilde başa çıkabileceğine inanıyordu.

Bir diğer yandan Fei, tüm dokümanlara göz atmıştı. Davaların birçoğunu çözmesi çok da zor değildi. İki saat sonra, mahkumların yüzde altmış ya da yetmiş kadarı serbest bırakılmıştı. Açıkçası, Chambord gibi ücra bir ülkede birçok insan arkadaş canlısı ve nazikti ve büyük, şok edici suçlara kalkışmıyorlardı. Davaların birçoğu varlıklı tüccarlar ve asiller tarafından oluşturulmuş, zavallı vatandaşları ezen davalardı. Komşular arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı oluşan birkaç tane de vardı. Fei Dünya'da eğitim görmüş birisi olarak eşitlik prensiplerini takip etmiş, tüm sorunların hızlıca çözülmesini sağlamıştı.

İşin doküman kısmını bitirdikten sonra, tüm vatandaşlar diz çökmüş bir şekilde heyecanla, coşkuyla bağırmıştı. ''Kralımız çok yaşa'' ve ''Çok yaşa Kral Alexander'' nidalarının arasında, Fei, Brook ve Oleg Hapishane - Su Zindanı'na giriş yapmışlardı.

Sığınak benzeri taş yere girdikten sonra, Fei, Hapishane - Su Zindanı isminin doğru bir tanım olduğunu fark etmişti. Meydandaki yapı hapishane memurunun içinde olduğu tek yerdi, gerçek hapishane aşağıdaydı. Birileri kayalık dağın içerisine derin bir geçit kazmıştı.