Ya bu sarhos mizrak harbi cok iyi bi de dogru tarafta olsa cok dha iyi olur :D
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
189. Bölüm Her Darbeden Kan Çıkıyor
‘’Ben önden giriyorum!’’
Zamandan tasarruf etmek için [Hız]’ı aktif ettim ve Mor Şafak Botları’m artan hareket hızımla birlikte herkesin önüne atıldı. Saniyeler içinde platonun eteklerine ulaşmıştım. Yukarı atıldım, Buz Yağmuru Kılıcı elimde, Ufak Bobo sağ omzumda uçuyordu.
Platonun kayalarla kaplı yüzeyinde hızla ilerliyordum. Tepeye vardığımda, [Uçan Ejderhalar]’dan herhangi bir oyuncu görmediğimden hemen diğer uca yönelmiştim; lakin mesafeyi yarılamayı başaramadan görüşüme bir oyuncu girdi. Kendisi Sarhoş Mızrak’tan başkası değildi!
‘’Kaygısız Xiao Yao!’’
Sarhoş Mızrak Nihai Ruh Mızrağı’nı kaldırarak bana doğru atıldı. Gözlerinde soğuk bir kararlılık seçilebiliyordu: ‘’Bir kez daha kapışalım!’’ diye kükredi.
Buz Yağmuru Kılıcı’m havada ıslık çalıyor, durmadan ileriye koşuyordum. Tam mızrağı vücudumu deleceği sırada kendimi yere atmış ve herife doğru kaymaya devam etmiştim. Buz Yağmuru Kılıcı’m toprakta sürtünerek yükselmiş ve Sarhoş Mızrak’ın bacaklarına yönelmişti!
‘’Hass!’’
Sarhoş Mızrak kılıcımdan kurtulmak için havaya zıplamış ve bu esnada sırtıma doğru mızrağını savurmuştu. Ayrıca evcil hayvanı olan Ateş Kurtu’nun da bana doğru geldiğini görebiliyordum!
Sakinliğimi korudum; vücudum bir mermi edasıyla ileri kayıyordu. İlerideki kayayı görünce gücümü ayaklarıma odaklamış ve kayaya sağlam bir tekme atmıştım! Ellerim Buz Yağmuru Kılıcı’nı sımsıkı kavrıyorken 6.seviye [Kombo]’yu aktif ettim. Herif hala havada olduğu için saldırımı savuşturma şansı yoktu!
627!
671!
669!
701!
……
Canı düşmeye başlasa da herifin tepkisini beklememiş, bunun yerine Buz Yağmuru Kılıcı’mla beşinci darbeyi, [Rüzgar Kılıcı]’nı aktif etmiştim!
‘’Siktir…’’
Canını doldurmak için 6.seviye can iksiri içen Sarhoş Mızrak [Taş Delen Kesik] yeteneğini aktif etmişti. O esnada herifin bu yeteneğinden sebep ortaya çıkan geriye itme gücünün [Rüzgar Kılıcı]’ma engel olabileceğini anlamıştım!
894!
[Taş Telen Kesik]’e maruz kaldıktan sonra geri çekilmez zorunda kalmış ve herifin işini bitrememiştim; lakin Ufak Bobo bu esnada [Kombo] + [Arı Sokması] yetenekleriyle ileriye atılmıştı. Her ne kadar saldırılar hedefe ulaşamamış olsa da, adamın canı bir hayli düşmüştü!
‘’Ne kontrol ama…’’
Sarhoş Mızrak geriye doğru çekilmeye başladığında bir ses duyulmuş ve titremeye başlayan toprağı görünce herifin [Yeraltı Gayzeleri] yeteneğini aktif ettiğini anlamıştım.
Hemen havaya zıplayarak saldırıyı savuşturmuş ve yere bir yumruk attığım gibi [Bağlayan Zincirler]’i aktif etmiştim! Sarhoş Mızrak vakit kaybetmeden üç metre kenara çekildiği için yeteneğim ıskalamıştı. Herif gülümseyerek söylendi: ‘’Ben geri dönüyorum, güzel açılış yaptık! Sakın erkenden öleyim deme…’’
……
Hemen [Tedavi]’yi kullanarak 900 canımı doldurdum ve bakışlarımı ileriye çevirdim. Tepeye doğru koşan insanları görmüştüm. Önde Günahkar Kurt ve arkasında da [Öncü]’nün 13 Kartalı vardı! Beklendiği gibi heriflerin hepsi ağır zırh sınıfıydı; Kılıç ustası, Savaşçılar ya da Şövalyeler!
‘’Kaygısız Xiao Yao, bugün öleceksin!’’ Günahkar Kurt baltasını kaldırdığı gibi ileri atılmıştı: ‘’Kardeşlerim! Şu cahil Zhan Long’a yenilgi neymiş öğretelim haydi!’’
Şerefsiz herif, kendini ne sanıyorsun öyle!
Diğer bir yanda Li Mu’nun gözlerinde soğuk bir bakış belirmişti. Kılıcını kavrayıp, ileri atıldığı gibi kükredi: ‘’İlerleyin! Xiao Yao’ya nefes alması için biraz zaman kazandıralım!’’
……
Çok geçmeden iki tarafın da platoda 20’şer adamı belirmişti. Ufukta, ağaçların üstünde [Uçan Ejderhalar]’a ait 20’den fazla Rüzgar Elfi ortaya çıkmıştı. Belki de bu heriflerin gizli kozuydu!
Arkamda, Sevgili Duck, Fox ve diğerleri nihayet belirdiği için rahatlamıştım.
Hemen ileri atılarak 6.seviye [Kombo]’mu 55.seviye kılıç ustasının başına savurdum. Herife birkaç saldırı yapmıştım; ancak son saniyede vücuduna inen [Tedavi] ışığıyla hayatta kalmayı başarmıştı. Kılıç ustasının omzundaki simge Jiu Li Şehri’ne aitti. Gülümseyerek kılıcını çevirdi ve kombosunu aktif etti!
“Keng keng keng…”
Ardı ardına gelen saldırılarla birlikte 1800 canımı kaybetmiştim. Jiu Li Şehri’ndeki oyuncular cidden hafife alınacak insanlar değildi.
Bang!
Ayaklarımın altında beliren garip aurayla birlikte Buz Yağmuru Kılıcı’m titremişti; bunu gören 55.seviye kılıç ustası şoke olmuştu: ‘’Bu…bu kılıç ustasının özel kombolarından biri mi? Sen Kaygısız Xiao Yao musun!!!!’’
Hızlı kombomla [Uçan Ejderhalar]’ın ön saflarına atılmış ve kemik takımlarına saldırmıştım. Son bir [Rüzgar Kılıcı]’yla herifin zırhını delerek onu öteki dünyaya postalamıştım. [Tek Kişilik Ordu]’ma dayanabilecek fazla insan yoktu!
……
Li Mu’nun grubu da [Uçan Ejderhalar]’ın grubuyla savaşıyordu. Wang Jiang kükreyerek kılıcını kaldırdı: ‘’Şurada 54.seviye bir Savaşçı var. İlk önce onu öldürmeye odaklanın!’’
Shua shua shua!!
Üç kılıç darbesi inmiş ve bahsi geçen Savaşçı hayatını kaybetmişti. Bu esnada Günahkar Kurt’un baltasından fırlayan alevlere, [Öncü]’nün 13 Kartalı’na üye olan bir oyuncunun kombosu eklenince, savaşçılarımızdan biri öteki dünyayı boylamıştı. İki taraf da kıyasıya mücadele ediyordu ve durum çıkmaza giriyordu!
HONG!
Toprağın titremesiyle yerden [Ateşin ve Buzun Sütunu] fırlamış ve böylece Yükselen Ejderha ilk saldırısını yapmıştı. Onun yanında kenarda dikilen okçuların fırlattığı [Delen Ok]’lar ‘pa pa pa’ sesleriyle gökyüzünden yere düşüyordu. [Cesur Yürek]’ten iki kılıç ustası anında oklara can vermişti.
Havada, diğer bir grup Okçu ve Büyücü mücadele etmeye başlamıştı. Göz açıp kapayıncaya dek [Cesur Yürek]’in ön saflarından 10 oyuncu yerle bir olmuştu. 100 kişilik bir savaşta, 10 kişinin ölmesi gerçekten aldığımız büyük bir darbeydi! Böyle devam ederse kazanmamıza imkan yoktu!
……
‘’Böyle olmayacak, ana adamlarından birini öldürelim!’’
[Uçan Ejderhalar]’ın Başkan Yardımcısı olan Vahşi Kaplan’a işaret etmiş ve kükreyerek talimat vermiştim: ‘’Birkaç saniye içinde ileri atılıp, [Kombo]’yu kullanacağım. Yaşlı K [Rüzgar Kesiği]’ni kullanarak herifi öldürmeye çalış ve ardından da [Vahşi Hava Kesiği]’ni kullanarak geri kaç. Başarılı olman büyük önem arz ediyor; zira Vahşi Kaplan’ı öldürmeyi başarırsak [Cesur Yürek]’in bu mücadeleyi kazanması için bir şansı olabilir!’’
‘’Tamamdır!’’
Kenara çekilere şövalyelerden biriniyere yığdım ve ardından kılıç ustalarının bana savurduğu 2 [Kombo]’yu kolayca atlattığım için gülümsedim. Herifleri geçtikten sonra kılıcımdan etrafa altın altıgenler yayılmaya başlamış ve Vahşi Kaplan’a saldırmaya hazırlanmıştım!
‘’Siktir!’’
Vahşi Kaplan alelacele geriye zıplamış ve [Kombo]’mun ilk iki saldırısından kaçmayı başarmıştı!
ISKA!
ISKA!
875!
915!
……
Kendine gelme fırsatı bulamadan bir kükreme duyan herif Yaşlı K’nın figürüne odaklanmıştı. [Rüzgar Kesiği]’nden etrafa yayılan rüzgarlar kalabalığı kaplamış ve iki darbe Vahşi Kaplan’a saplanmıştı; herif ölmüştü!
‘’Ugh…’’
Vahşi Kaplan yere gömüldüğünde, gözleri göğsündeki devasa yaraya kilitlenmişti. Adam bu kadar kolay öleceğini düşünmediği için şaşkındı ve bize ölümcül bir bakış atmıştı: ‘’Bana…odaklanmaya mı cürret ediyorsunuz?!’’
Bir şeylerin geldiğini hissettiğmiden Yaşlı K’ya kükremiştim :’’Yaşlı K, geri çekil!’’
Toprak titremiş ve Yaşlı K’nın ayaklarının altında [Ateş ve Buzun Sütunu] belirmişti. 1200 canını kaybeden Yaşlı K, havada yükselen Yükselen Ejderha’nın bir [Ateşin ve Buzun Sütunu] daha kullandığını görünce şoke olmuştu! Eğer bu saldırıya maruz kalarsa öleceğine şüphe yoktu!
‘’Kaybol!’’
Ölümle burun buruna olduğu gerçeğini bir kenara bırakarak yanındaki okçuyu doğramış ve vücudu kıpkırmızı kesilmişti. [Vahşi Hava Kesiği]’ni kullanarak yakınlardaki kılıç ustalarından birini hedefleyen herif geri çekilirken söylenmeye başlamıştı: ‘’Sevgili Duck, canımı doldur lütfen…’’
Sevgili Duck başıyla onayladığı gibi [Tedavi]’yi aktif etmişti.
……
Yükselen Ejderha sinirden titriyordu: ‘’Başıma sürekli iş açan birisi varsa, o da sensin Kaygısız Xiao Yao! Sen ve senin Zhan Long’un! Şerefsizler! Sürekli [Uçan Ejderhalar]’a karşı savaşmak zorunda mısınız=! [Uçan Ejderhalar], her Rüzgar Elfi, Büyücüsü, Okçusu ve Silahşörü, Kaygısız Xiao Yao’ya odaklanın ve ne pahasına olursa olsun onu öldürün! Her ağır zırh sınıfı, Kaygısız Xiao Yao’ya odaklanarak herifi yerle bir edin!’’
Arkama soğuk bir bakış attıktan sonra söylendim: ‘’Fox, ateş etmeye hazır ol!’’
‘’Tamamdır!’’
Geri çekilmek yerine ileri atılmış ve [Uçan Ejderhalar]’ın bütün oyuncuları bana odaklanmışken yanımdaki savaşçıyı yere sermiştim.
Şansımı fazla zorlamamak için [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nı aktif ettim. Kızıl ejder vücudumu sarmalamış ve 40 puanlık Öfke’ye karşılık 7 saniye boyunca vücudumu korumaya koyulmuştu.
“Pa pa pa pa…”
Sayısız ok ve büyü saldırıları vücuduma saplanıyordu. Aldığım hasar 40’tan 300’e kadar değişiyordu. [Kızıl Ejder’in Kalkanı]’nın ekstra defansı ve büyü direnci akılalmaz bir olaydı!
General Li Mu bana hayranlık dolu gözlerle bakıyordu: ‘’Şifacı, Xiao Yao’nun canını doldur!’’
[Tedavi]’nin ışıkları vücudumu sarmalıyorken ben de kendi [Tedavi]’mi kullanmıştım. Pozisyonlarını kestirince kükredim: ‘’Fox! Kuzeydoğuya 25 dereceye nişan alın ve 35 derecede ateş edin!’’
Arkamdan, 8 silahşörün [Bombardıman]’ı aktif ettiğini duymuştum. Gökyüzü havaifişeklere taş çıkartan bir görüntüye sahne olmuş ve 3 Rüzgar Elfi Okçusuy’yla 2 Rüzgar Elfi Büyücüsü yerle bir olmuştu!
‘’Siktir!’’
Yükselen Ejderha’nın suratı mosmor kesilmişti, ‘’Rüzgar Elfleri geri çekilin, boşu boşuna ölmeyin!’’
Ufak Bobo’ya ileri fırlaması için talimat verdim ve hayvan hemen Okçu’ya doğru atıldı; her ne kadar okçuyu öldürmeyi başarmış olsa da, odaklanan saldırılardan sebep hayatını kaybetmişti.
……
“Keng!”
Li Mu önündeki rahibin kalkanını [Kombo]’yu kullanarak itmiş ve zaman kaybetmeden [Mutlak Otorite]’yi aktif ederek herifi öldürmüştü.
Wang Jian chatten söylendi: ‘’Patron, bir oyuncu kayboldu…’’
‘’Kim?’’ diye sordu Li Mu.
‘’Sarhoş Mızrak!’’
‘’Ah?’’ Li Mu arkasına dönmüştü: ‘’Süikastçilerden birini yolla!’’
Çok geçmeden acı dolu çığlıklar duyulmuş ve [Uçan Ejderhalar]’ın arkadan saldıran oyuncularına iki [Cesur Yürek] süikastçisi yem olmuştu. Sarhoş Mızrak saldırıyı yöneten isimdi! Tek başına [Cesur Yürek]’in arka hatlarına atılmış ve ona doğru gelen [Delen Ok]’ları kolayca savuşturmuştu. Bu esnada [Taş Delen Kesik]’i aktif ederek [Cesur Yürek]’ten 7 oyuncuyu öldürmüştü!
‘’İlerleyin, hepsini öldürün!’’ Diye kükredi Sarhoş Mızrak.
Kalbim duraksamış ve hemen talimat vermiştim. ‘’Matcha, Sarhoş Mızrak’ın bize gelmesine izin verme!’’
……
“Sha sha…”
Ufak Gölge Şövalyemiz kılıcını çekerek ileri atılmıştı!
Boom!
[Gölge Kesiği] bir grup insana değmişti. Her ne kadar yetenek fazla vurmamış olsa da, birçok insana hasar vermişti.
Sarhoş Mızrak bütün işi Nihai Ruh Mızrak’ına bırakmıştı. Matcha’nın omzuna saldırdığı gibi genç kadını geri çekilmeye zorlamıştı. Matcha [Yansıtma]’yı aktif ederek karşı koymaya çalışsa da Sarhoş Mızrak kolayca hamleyi savuşturmuştu!
Weng!
Üç altın kalkan Matcha’yı çevrelemiş ve genç kadın [Kutsal Gölge Kalkanı’]’nı aktif etmişti!
Magnec