Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

27. Bölüm Su, Akış

Çevirmen: Clumsy / Editor: Clumsy

“Bayağı yavaşmış,” dedi Jason. “Çitin arkasına geçsek, o şeyi tutacak kadar güçlü müdür ki?”

“Emin değilim,” dedi Hiram. “O çit daha ziyade insanları dışarıda tutmak için. Büyü de sadece sudan zarar görmesini engelliyor, çiti daha güçlü kılmıyor.”

“E savaşacağız öyleyse,” dedi Jason, gönülsüzce.

“Sanırım öyle,” diyen Hiram da bir o kadar isteksizdi.

Yaratık tünelden ilerlemeye devam etse de çok uyuşuktu. Yengeç bacakları yukarıdansa yana ilerlemeye uygundu, dolayısıyla yan yan hareket ediyordu. Boruyu andıran tünelin kavisli kenarları, ileri geri hareketleri engelliyordu.

“Hiç özün var mı?” diye sordu Jason. “Auranda hissettiğim şey bu, değil mi?”

“Bir tane var,” dedi Hiram. “Sen de mi bir maceracısın? Yalnızca yanındaki kişiler maceracı sanmıştım.”

“Öyleler,” dedi Jason. “Benim de özlerim var ama daha çok yeniler.” “Onları burada deneyebilirsin öyleyse,” dedi Hiram. “Şansın yaver gitmiş sanırım.”

Jason kıs kıs güldü. “Ben de tam aynı şeyi düşünüyordum. Ne kadar da şanslıyım diyordum.”

Yaratık ağır ağır ilerlemeye devam ediyor, bacakları taşları döve döve tünelde zikzak çiziyordu.

“Nasıl bir yol izlemeliyiz, bir fikrin var mı?” diye sordu Jason.

“Bende kuvvet özü var,” dedi Hiram. “Beni daha güçlü kılıyor. Ben kıskaçlarını tutarsam sen etrafından dolaşıp onu öldürebilir misin sence?”

Jason yaratığa baktı. Bıçağı sağlam kabuğunda pek işe yaramazdı ama eklemlerin arasına saplamak için birebirdi.

“Aynen, yapabilirim bence.”

Hiram elindeki bıçağa baktı ve tünelden alçalmaya başlamadan önce onu kınına geri soktu. Jason da kendi bıçağını elinde hazır ederek Hiram’ın peşine takıldı.

İkili yaklaşırken kıskaçlardan biri öne atıldı ve Hiram, kıskacı tek eliyle yakaladı. Tıknaz adamla yaratığın bu ileri geri mücadelesi boyunca Hiram, ikinci elini kullanmadı. İkinci kıskacı bekledi, o uzandığında onu da kavradı.

Hiram birer kıskacı tuttuğu iki elini de havaya kaldırdı. Kolları fırtınada savrulan birer dal gibi olsa da bedeni bir ağaç gövdesi misali dimdikti.

Hiram ve canavarın bir çıkmazda olduğunu gören Jason, harekete geçme zamanının geldiğini anladı. Yuvarlak tünelin kenarları kıvrımlı, ıslak ve pürüzsüzdü. En düz denilebilecek alan tünelin ortasıydı ve maalesef orayı da canavar kaplıyordu.

Jason’ın canavarın arkasına geçmek için iki seçeneği vardı. Ya kaygan duvarları riske atarak açıktan almaya çalışacaktı ya da daha korkunç bir seçimle canavarın altından emekleyecekti. Yengeç bacakları her iki taraftan uzandığı için canavarın altında genişçe bir boşluk vardı.

Jason canavarın altından emekleme seçeneğini eledi, çünkü bir canavarın altından emeklemesini gerektiriyordu. Bunun yerine bacaklarının arasından geçebilme umuduyla borunun kenarı boyunca yarı yürüyüp yarı kayarak ilerlemeyi denedi.

Ama anında başarısız oldu. Ayağı kaydı ve canavarın bacaklarına doğru devrildi. O bacaklardan biri kalkıp Jason’a doğru saplanırken Jason, bacakların uçlara doğru sivrildiğini fark etti.

Ve acıyla feryat etti. Ama hançerini hala sımsıkı tutuyordu. Bu sayede keskin ucu hassas bir nokta buluncaya dek canavarın bacağındaki kabuğun üzerinde ilerletti. Hançer kabuk plakaların tam arasına girdi ve Jason, kıkırdağın kenarına bir kesik attı.

Hançer eti keserken yeteneklerinden birini de kullandı. Vücudunun derinliklerinden gelen çarpıcı ve canlandırıcı bir gücün varlığını hissetti. Ve o güç kolundan hançerine akarak silahı büyüyle doldurdu.

-----------------------------------------------------

Yetenek: [Sülük Isırığı] (Kan)

Özel saldırı (yakın dövüş, tüketme, yaralama, kan)

Bedel: Az miktarda canlılık.

Bekleme süresi: Yok.

Mevcut kademe: Demir 0 (%00)

Etki (demir): [Kanama] durumunu başlatır ya da yeniler. [Kanama] durumu yenilendiğinde az miktarda sağlık ve canlılık çeker.

[Kanama] (acı, yaralama, kan): Kan kaybına neden olarak ya da kaybı arttırarak devam eden bir hasar verir. Bir yaralama etkisi olarak bu durum, gerçekleşen iyileşmenin bir kısmını özümseyip etkisiz hale getirir, sonrasında bu acı anında sona erer.

-----------------------------------------------------

Jason’ın hançeri çekip çıkarışıyla canavarın ekleminden kanlar fışkırdı. Canavar bacağını sertçe kaldırıp Jason’ı serbest kılarken dünya dışı, tiz bir çığlık attı. Jason’ın gücünün yanı sıra yılan dişli hançer de payına düşeni yerine getirmişti.

-[Gece Dişi] silahı, [Köpgeç]’e [Umbral Yılanı Zehri] aşıladı.

Jason canavarın bacaklarından kurtulmaya çalışırken yeni bir bacak, ona saplanmak için pozisyon aldı. Jason’sa kendini yaratığın hemen altında, sırtüstü yatar halde buldu. Canavarın etli ve kabuksuz, korunaksız göbeğiyle burun burunaydı. Hemen içindeki gücü tekrar çağırdı, hançeriyle canavarın savunmasız göbeğini parçaladı.

-----------------------------------------------------

Yetenek: [Cezalandırma] (Günah)

Özel saldırı (yakın dövüş, lanet)

Bedel: Az miktarda mana.

Bekleme süresi: Yok.

Mevcut kademe: Demir 0 (%00)

Etki (demir): Nekrotik hasara ve [Günah]’ın acısına neden olur.

[Günah] (acı, lanet, yığılma): Alınan tüm nekrotik hasar artar. Ekstra uygulamaların kümülatif etkisi bulunur.

-----------------------------------------------------

Uzun kesikten çıkan kan ve diğer sıvılar Jason’ın üzerine fışkırdı ve Jason, sırtüstü canavarın arkasına sıçramaya çalışırken tuzlu sıvılara bulandı. Göbeğindeki yarayı gören canavar çılgına dönerek kıskaçlarını Hiram’ın avuçlarından kurtardı ve daha da tiz bir çığlıkla sağa sola savurmaya başladı.

Canavar debelenirken bacaklarından biri kazara Jason’ın bacağına saplandı. Ama fark etmemiş gibi görünerek bacağını geri çekti. Jason kendi etrafında dönüp acıyla sürünerek uzaklaşırken hala canavarın sıvılarını tükürüyordu.

Delirmiş canavardan kurtulmayı başaran Jason, arkasına dönerek Hiram’ın canavarın dikkatini çekmek için elinden geleni yaptığını, her iki koluyla kıskaçlarından birini kavradığını gördü. Jason, olduğu yerden bir elini canavara doğru uzatarak bir büyü yaptı.

“Kaderinde çile çekmek var.”

Bunun gözle görülür bir etkisi olmasa da Jason, yaratığı etkileyecek gücün kendi içinden kopuşunu hissetti.

-----------------------------------------------------

Yetenek: [Amansız Kıyamet] (Kıyamet) Büyü (lanet)

Bedel: Ortalama miktarda mana

Bekleme süresi: Yok.

Mevcut kademe: Demir 0 (%00)

Etki (demir): Hedefin maruz kaldığı her bir lanetin, hastalığın, zehrin veya habis acının ekstra bir örneğini periyodik olarak uygular. Bu bir lanet etkisidir. Başka bir lanet, hastalık, zehir veya habis acı mevcut olduğu sürece bu etki kaldırılamaz.

-----------------------------------------------------

Jason kıskaç saplanan bacağındaki acıyı görmezden gelerek kendisini ayağa kalkmaya zorladı, seke seke canavardan biraz daha uzaklaştı.

Canavarın arkasından, “Hiram!” diye bağırdı. “Kendi haline bırak ve geri çekil. Kendiliğinden ölecek o.”

Jason çölde yaptığı uzun araba yolculuğunda yeteneklerinin üzerinden geçerek, nasıl kullanılacağını diğer üyelerle tartışarak saatler geçirmişti. Tabii onun ‘kirli güçlerini’ kullanmasına yardımcı olmayı reddeden Anisa hariç. İşte stratejilere harcadığı o sürecin ekmeğini şimdi yiyordu; geri çekilip işi çektireceği acılara bırakması gerektiğini biliyordu. Sakin kafayla düşününce sonuç barizdi ama o anın hararetiyle saldırmaya devam ederek hem kendisini hem de Hiram’ı gereksiz yere riske atmıştı.  

Jason’ın ilk özel saldırısı kanama başlatmıştı. Kanın pıhtılaşmasını etkin bir şekilde engelleyen bu teknikle kan kaybı daha da kötüleşiyordu. İkinci özel saldırısıysa maruz kalınan nekrotik hasarı arttıran günah adlı bir lanetti. Böylece hançerinin aşıladığı nekrotik zehir lanetle güçlendirilmişti. Son olarak hem zehir hem de lanetlerin giderek birikmesini ve etkilerinin artmasını sağlayan bir büyüye sahipti. Tüm bunların sonucu, kaçınılmaz olarak canavarın sonunu getirecek katlanarak artan bir nekrozdu. Yani tek yapmaları gereken beklemekti.

Canavar aralarında debelenirken Jason ve Hiram ikilisi geri çekildi. Eklemlerinden koyu renk sıvılar dökülmeye başlayan canavar Hiram’a doğru sendelese de kısa sürede yere serildi, ölmekte olan bacakları canavarın ağırlığını daha fazla taşıyamadı. Kıskaçları da son bir meydan okumayla güçsüzce kalktıktan sonra hareketi kesti.

-----------------------------------------------------

[Köpgeç]’i mağlup ettiniz.

Görev: [Şelale Canavarı]

Tamamlanan Amaç: Köpgeç’i mağlup edin. 1/1.

50 [Su timsali cevher] envanterinize eklendi.

Görev tamamlandı.

100 [Demir kademe ruh parası] envanterinize eklendi.

-----------------------------------------------------

Jason yeteneklerinin işleyişinden memnun kalsa da büyük bir endişesi vardı. Yeteneklerinin tam anlamıyla etki edebilmesi için nekrotik hasara mahkumdu ve şu an için bunu sağlayan şey büyüleri değil, büyülü hançeriydi. Diğer üyeler er geç böyle bir güç edineceği konusunda içini rahatlatsalar da o gücü edininceye dek dışsal bir araca bağımlı olacaktı.

Hiram ve Jason temkinli bir şekilde her iki tarafından canavara yaklaştı. Jason’ın acı verici iki yarası vardı ve Hiram’ın da kolundan yaralandığını görebiliyordu. Hiram, kanayan kolunu tuta uta canavarın dibine geçti.

“Ne yaptın ona?” diye sordu.

Canavarın kabuğunun altından koyu renkli sıvılar sızıyor ve korkunç kokuyordu.

“O kabuğu kırma konusunda kendime güvenemedim,” dedi Jason, “ben de onu içeriden hasar vererek öldürdüm.”

Jason elini canavara doğru uzatarak büyülü kelimelerini mırıldandı.

“Nasıl ki hayatını biçen ben oldum, ölümünü hasat eden de ben olacağım.”

-----------------------------------------------------

Yetenek: [Kan Hasadı] (kan) büyü (tüketme).

Bedel: Az miktarda mana.

Bekleme süresi: Yok.

Mevcut kademe: Demir 0 (%00)

Etki(Demir): Yakın zamanda ölen birinin bedeninde kalan yaşam gücünü çeker, sağlık, canlılık ve manayı yeniler. Yalnızca kanı olan hedefleri etkiler.

-----------------------------------------------------

Canavardan koyu kırmızı bir ışık yükseldi. Jason’ın aura duyusu, ona canavarın kalan yaşam gücünün görünür hale geldiğini söylüyordu. Ölü canavardan çekilen güç, Jason’ın eline akıyordu. Bu yaşandıkça Jason, kapanan yaralarının etkisiyle iyileşen etinde bir karıncalanma hissediyordu. Canlılığı ve manası yenilendikçe bedeni yeniden canlanıyordu. Kırmızı ışıklar tükendikçe kabuğun içerisindeki et kuruyor, kabuğun kendisi de kırılganlaşıp ufalanıyordu. Kırmızı ışık tamamen tüketildiğindeyse canavar, solgun bir kabuktan farksız haldeydi.

Hiram, kötü büyüler yaparak canavarda kalan yaşam gücünü tüketen Jason’ı yan gözle izliyordu.

“Az önce ölümü hasat ettiğini mi söyledin sen?” diye sordu Hiram. “Sadece büyülü sözcüklerdi ya,” dedi Jason.

“Kulağa şeytani bir çiftçiymişsin gibi geldi.” “Sen daha şeytani malamı görmedin.”

Jason envanterinden bir paçavrayla bir şişe su çıkartarak hançerini temizledi, sonra da kınına yerleştirdi. Ardından canavarın içi boşalmış kabuğuna parmağıyla hafifçe vurdu.

-[Köpgeç]’i envanterinize katmak ister misiniz?

“Şimdi yaşanacak şey yüzünden geri çekilmek isteyebilirsin,” dedi. “Ortalık kokacak.”

“Şu anda koktuğundan da mı fazla?” diye sordu Hiram. “Aynen. Çok fena.”

İkisi de geri çekilirken Jason, cesedi envantere atmak için zihinsel bir onay verdi. Canavardan geriye kalanlar hızla gökkuşağı renkli bir sise dönüşerek gözden kayboldu.

Maalesef Jason, altında yattığı sırada canavardan üzerine sıçrayan sıvıları unutmuştu. Onlar da çözününce sıvıların girdiği burnu ve ağzından da gökkuşağı renginde dumanlar çıkmaya başladı. Ve yere çökerek kahvaltıda yediklerini tünelin zeminine boşalttı.

“Sen iyi misin?” diye sordu Hiram. Jason en nihayetinde öksürükler arasında onay verdi.

-[Canavar çekirdeği (demir kademe)] envanterinize eklendi.

-[Kabuk-Deri İksiri] envanterinize eklendi.

-10 [Demir kademe ruh parası] envanterinize eklendi.

“Değmezmiş.”

Jason envanterinden bir şifalı merhem tenekesi çıkartarak Hiram’a uzattı.

“Bunun ne olduğunu biliyor musun?” diye sordu.

Hiram tenekenin kapağını kaydırarak içindeki merhemi kokladı. Başıyla onay verdikten sonra da merhemi kanlı koluna sürüp ovuşturdu.

“Patron!”

O sırada Griff, çitin öbür tarafından seslendi.

“Şelaleyi görüp duyamayınca geri döndüm. Neler oldu?” “Hiçbir fikrim yok,” diyen Hiram hala kolunu ovuşturuyordu. “Muhtemelen bir şeyleri kontrol etmeye gelenler olacaktır ama ne elde ederler bilemiyorum. Bana kalırsa senin şu maceracıları getirmemiz gerekecek, Jason.”

“Ben de aynı şeyi düşünüyordum,” dedi Jason, yüzünü ikiliye dönmeden. Bakışları dağın derinliklerine uzanan tünele odaklıydı.

“Bana mı öyle geliyor,” diye sordu, “yoksa açıklık eskisinden daha mı mavi?”

Hiram da Jason’ın bakışlarını takip etti. Açıklıktaki mavi ışıltı kesinlikle eskiye göre daha parlaktı.

“Bence,” dedi Hiram, “buradan çıkma vakti gelmiş ola—”

Cümlesi açıklıktan çıkıp üzerlerine dökülen bir su yığını tarafından kesildi. Su onları kolları ve bacakları birbirine dolanmış halde döverken her ikisi de yerden yüzlerce metre yüksekteki tünelden aşağı fırlatıldı.