Oha yaniiiiiiiii toplu cenazenin klan baskan yardimcisi sentetikse baskani da sentetikdir dndndnnd
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
313. Bölüm Uyuşturucu Lordu’nu Yakalamak
Başımı çevirdiğimde, kaslı figürüyle üstümüzde dikilen 35 yaşlarındaki adamı görmüştüm. Tehditkar aurası ve şehvet dolu bakışları vardı. Shen Bing’in sırtına parlayan gözleriyle bakıyordu. Gece kulübünde bu tarz insanlara rastlamak pek de nadir bir olay değildi.
Shen Bing başını çevirip, omzundaki eli geriye iterek söylendi, ‘’Kimsin sen?’’
Herif kibirli ifadesiyle gülümsüyordu, ‘’Beni tanımıyorsun; ancak ileride tanıyacaksın. Arkadaş olalım mı?’’
Lafını bitirdikten sonra elini tekrar uzattı.
Daha fazla meseleye dayanamadığım için adamın elini tutarak kaşlarımı çattım, ‘’Hey dostum, kadının yanında başka biri olduğunu görmüyor musun? Kusuruma bakmayacaksın…’’
Sarhoş adam öfkeliydi, kükreyerek söylendi, ‘’Velet, kaybol buradan, sen ne sikim oluyorsun da bana karşı çıkıyorsun? Yoksa…karşında duran Kun’u tanıyamadın mı? İstediğim…kadını her zaman elde etmişimdir. Siktir git, çekil önümden!’’
Herifin arkasındaki genç adam onu durdurmaya çalışıyordu, ‘’Kardeş Kun, olay çıkarma. Hadi gel masaya dönüp, ayıltalım seni.’’
Lakin Kardeş Kun arkasındaki adamı dinlememiş ve elini Shen Bing’e doğru uzatmıştı.
Parlayan gözlerimle, qi dolu kolumu herife savurdum. ‘Bang’. ‘Kardeş Kun’ üç metre geriye savrularak duvara yapışmıştı. Herif yere yığılarak kusmaya başladı. Arkasında duran genç adamın surat ifadesi mosmor kesilmiş ve çabucak ona yardım ederek, bir daha bize sorun çıkarmamaya karar vermişti.
Mesele bitince her şey hızla normale dönmüştü.
……….
Shen Bing boynuma sardığı kollarıyla gülmeye devam ediyordu, ‘’Olay çıkarırsan görev sıkıntıya girer diye korkmuyor musun? Hehe…’’
Gülümsedim, ‘’Yok canım. Lakin görev sıkıntıya girse bile, önümde kimsenin sana dokunmasına izin verecek değilim. Görev ne kadar önemliyse, sen de o kadar önemlisin. Bunu adalet adına yapıyoruz. Eğer kendini satmaya kalkarsan, o zaman ne saçma bir işe dönüşürdü bu yaptığımız? Benim de kendi sınırlarım var…’’
‘’Güzel…’’ Shen Bing tatlı gülümsemesiyle, vücudunu bana bastırıyordu. Sağlam gelişmiş göğüslerini hissedebiliyordum. Büyük olmasalar da insanın nefesini kesmeye fazlasıyla yeterli geliyorlardı. Shen Bing kulağıma fısıldayarak gülümsedi, ‘’Gitgide senden hoşlanmaya başlıyorum. Ne yapacağım ben?’’
Ona keskin bir bakış attım, ‘’Shen Bing…kendini fazla kaptırıyorsun, burada sadece rol yapıyoruz. İş arkadaşıyız biz…’’
‘’Biliyorum. Hayret bir şey, ufacık fantezi yapalım dedik ona bile izin vermedin…Hiç romantik değilsin. Dur bir saniye, yoksa…’’ Shen Bing cezbedici gülümsemesiyle kulağıma fısıldıyordu, ‘’Yoksa hala güzeller güzeli hanımefendi, Lin Wan Er’i mi düşünüyorsun?’’
Titredim.
‘’Wow, doğru tahmin etmişim. Baksana, kızarmaya başladın bile…’’
Çaresizce söylendim, ‘’Göreve odaklansak diyorum? Çıkalım mı yukarıya…’’
Shen Bing başını iki yana salladı, ‘’Aceleci olma, henüz ‘Uyuşturucu Lordu’ mekana gelmedi. Harekete geçmeden önce, Uyuşturucu Lordu ve Dong Feng’in gizli odaya girerek anlaşmaya başlamasını bekleyeceğiz. Tek taşta iki kuş hesabı yani…Wei Fan bağlantılarını kullanarak meselenin ardından Dong Feng’i kurtarsa bile, Uyuşturucu Lordu’nun getireceği uyuşturucuları bahane ederek onu merkezde tutabiliriz. Unutma, odaya girdiğimizde kanıt olarak uyuşturucuları almamız lazım.’’
‘’Tamamdır!’’
……….
Gece vakti, nihayetinde çelimsiz bir görünen adam, iki korumasıyla mekana gelmişti. Herifler etrafı süzdükten sonra üst kata çıkmaya koyuldular.
‘’Uyuşturucu Lordu…’’
Shen Bing’in suratı kızarmıştı, ‘’Sarhoş oldum. Şimdi ne yapacağız?’’
Dişlerimi sıktım, ‘’Görevdeyiz yahu, şaka mı yapıyorsun? Madem öyle, seni kapıya kadar geçireyim. Tek başına eve gidebilirsin…görevi ben hallederim!’’
Shen Bing gülümsedi, ‘’Şaka yapıyorum, aptal…10 dakikaya başlıyoruz. Önden tuvalete gideceğim sen de 3 dakika içinde geleceksin. Tuvaletin doğusunda buluşacağız.’’
‘’Tamam!’’
……
10 dakika çabucak geçmişti. Shen Bing ayağa kalkarak tuvalete yöneldi. Masadaki birayı içtikten sonra kollarımı kıvırıp, ben de tuvalete yönelmiştim.
Tuvaletin doğu kısmında, sarhoş görünen Shen Bing koltuğa yatmış ve önünde duran genç adamla konuşmaya koyulmuştu.
İleriye atılıp, elimi uzattım. Shen Bing elimi tutarak ayağa kalkmış ve yanındaki gence gülümsemişti, ‘’Sonra görüşürüz, yakışıklı…’’
Herif dudaklarını yalayarak mekanı terk etti…
Shen Bing kulağıma fısıldadı, ‘’Sağ tarafta güvenlik kapısı var. Ben önden çıkıp, güvenliği dağıtacağım. Sen de yukarıya koşacaksın. Üst katın güney bölgesinde üç oda var. Anlaşmayı ortadaki odada yapıyor olacaklar. 30 saniyede meseleyi halletmen lazım. Kimseyi öldürme; korumaları bayıltıp, Dong Feng ve Uyuşturucu Lordu’nu alarak camdan atlayacaksın. A****001 plakalı bir araç aşağıda seni bekliyor olacak. Araca binip, mekanı terk et. Anlaşıldı mı?’’
Derin bir nefes çektim, ‘’Wow! 30 saniyede 5-7 koruma bayıltacağım ve üstüne bir de ses çıkarmadan Dong Feng – Uyuşturucu Lordu ikilisini yakalayacağım, öyle mi? Shen Bing, ben sıradan bir polisim yahu, süpermen falan değilim…’’
Bana anlam dolu gözleriyle bakıyordu, ‘’Hehe, sıradan bir polis mi? Hazırlan, dikkatlerini dağıtacağım. Daha sonra direkt kapıyı kıracaksın, anlaşıldı mı?’’
‘’Tamam!’’
……..
Shen Bing sarhoş ayağına yatarak, kıpkırmızı suratıyla üst kata çıkmaya başladı. Rolünü satmak için cezbedici hareketler yapmayı ihmal etmiyordu. Topukluları üst katın zeminine adımladığında, tatlı sesiyle söylendi, ‘’Hey yakışıklı, telefonumu tuvalete düşürdüm. Yardım eder misin, teşekkürler…’’
‘’Güzellik, o zaman elinde tuttuğun şey ne?’’
‘’Diğer telefonumdan bahsediyorum, Nokia olan…’’
‘’Tamam!’’
Kapı açılmış ve içeriden çıkan genç adam Shen Bing’e tuvalete kadar eşlik etmeye koyulmuştu. Çabucak üst kata çıkarak ortadaki odaya yöneldim. Kapıya yaklaşınca içeriden gelen konuşmaları da duymaya başlamıştım---
‘’Kardeş Uyuşturucu Lordu, iğne başında 400 RMB çok pahalı, 300’den yukarıya çıkamam!’’
‘’Hayret bir şey, Patron Dong, meseleyi iyi biliyorsun. Eğer bu malı Nanjing’de satacak olsaydım, iğne başı en azından 350 RMB alabilirdim! Eğer buna da hayır diyeceksen anlaşmayı bırakalım gitsin!’’
‘’İyi iyi tamam. Bölgede satış yapmana izin vereceğim. Ama %10 alırım, ne diyorsun?’’
‘’%7!’’
‘’Anlaştık!’’
……
Çoktan tipleri onaylamıştım. Daha fazla düşünmeden qi dolu yumruğumla kapıya atıldım.
Bang!
Kapı parçalanmış ve içeride duran korumalar hemen bana saldırmaya koyulmuştu. Üç saldırıyı atlattıktan sonra heriflerin boyunlarına uyguladığım ince baskılarla, ses çıkarmadan hepsini bayıltmıştım!
‘’Kim bu velet!’’
Sentetikler’den biri öfkeyle kükredi, suratında balık pulları belirmeye başlamıştı. Herif D-seviye Sentetik’ti. Hedefini onayladıktan sonra silahını çıkarmıştı!
Yaşananları gayet net bir şekilde görebildiğim için hemen adama atıldım, silahını aldım ve herifin göğsüne diz attım. Tekrar kollarımı kaldırarak, bu sefer bütün gücümle adamın boynuna asılıp, onu bayıltmıştım. Sentetik olsa bile bütün gücüme karşı koyması mükün değildi!
Ellerimde silah, başımı çevirip Uyuşturucu Lordu’na savurduğum tekmeyle adamı bayılttım. Herif sıradan biriydi.
‘’Öldürün şunu!’’
İkinci Sentetik çoktan silahini çekmiş ve bana doğru tetiğe asılmıştı!
“Bang!”
Silahın ucuna susturucu takılmıştı; lakin şans bu ki herif nişan alma konusunda sıradan biriydi. Mermiyi atlatarak adama doğru koşmaya başladım. Alttan çevirdiğim aparkatla herifin çenesini dağıtmış ve onu tek bir hamlede bayıltmıştım!
Odada ayakta yalnızca iki kişi kalmıştı. Biri ben, diğeriyse özgüvenli bir şekilde koltukta oturan Dong Feng’di. Herifin suratındaki üç bıçak izi çabucak pullarla kaplanmaya başlamıştı, ‘’Kimsin sen?!’’ diye sordu.
Cevap vermedim, bunun yerine bel bölgesine atılmıştım. Aynı esnada herifi kavradığım gibi vücudunu yere çaldım. Adam oracıkta acınası bir şekilde yatmaya başlamıştı. Her ne kadar Sentetik olsa da, mücadele konusunda pek tecrübesi olmadığı belliydi.
Masadaki şarabı alıp, Dong Feng’in gözlerine döktüm. Herif bağırmaya başlamış ve gözlerini kapamaya çalışmıştı. Böylece kim olduğumu göremeyecekti!
Adamı kaldırdıktan sonra bayılana kadar yumruklamaya koyuldum!
Suratına baktığımda, herifin niye bu kadar tanıdık göründüğünü anlamıştım; zira adam [Kader]’deki oyunculardan biriydi ve üstelik, kendisi [Toplu Cenaze]’nin Başkan Yardımcısı, Kanlı Mızrak’tı! O üçüncü resmileştirmesini almış Şövalye, gece kulübünün patronundan başkası değildi!
Masadaki uyuşturucuları topladıktan sonra sağ kolumla Dong Feng’i, diğeriyle Uyuşturucu Lordu’nu kaldırarak camdan atladım. Ayaklarımın altında qi hüzmeleri belirmeye başlamıştı. ‘Pa’ yere indim ve karanlıkta koşmaya başladım. Hemen önümde, İveco minibüslerinden biri duruyordu. Arka kapı çoktan açılmıştı. Herifleri arabaya koyarak ben de içeriye atladım.
‘’Sür!’’
Gelen ses oldukça tanıdıktı; tabii ses Shen Bing’den başkasına ait değildi.
Şaşırmıştım, ‘’Shen Bing, baya hızlısın…’’
Shen Bing gülümsedi, ‘’Senin kadar değilim. Görevi tamamladın mı?’’
‘’Evet.’’
Elimi cebime atıp, uyuşturucuları çıkardım, ‘’Bu malla ilgili anlaşma yapıyorlardı, yeterli kanıt olur mu?’’
Shen Bing gülümsedi, ‘’Evet, gayet yeterli. Bu sefer Dong Feng ve Uyuşturucu Lordu meseleyi öyle kolay kolay atlatamayacak. Wei Fan araya girmeye çalışsa bile herifin bir şey yapabileceğini sanmıyorum!’’
Başımı öne salladım, ‘’Bu arada Dong Feng suratımı görmüş olabilir, yani…kimliğim açığa çıkabilir. Ne yapacağız?’’
‘’Uh…bir sonraki sefere daha dikkatli olursun?’’
Shen Bing sürücüye söylendi, ‘’Hai, Li Xiao Yao’yu şurada bırakalım. Taksiye atlasın! Arabayı gece kulübünde bırakmıştım, yarın birini yollarız oraya…’’
Ne diyeceğimi bilemiyordum, ‘’Taksi parası…’’
“Pa!”
Kırmızı bir banknot kucağıma fırlamıştı. Shen Bing gülümsedi, ‘’Bu kadarı yeterli olur sanırım. Üstüyle de Wan Er’e yemek ısmarlarsın. Nasıl ama, kardeşin yeterince bonkör mü?’’
‘’Ne bonkörlüğünden bahsediyorsun?’’
‘’Bah. Burada en sevdiğim çocuğu başkasına veriyorum, daha ne kadar bonkör olacak mışım? Size 5 yıldızlı otel odası falan mı ayarlamamı istiyorsun?’’
………
[] [] []
Magnec