Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

74. Bölüm Hayatını Satsan Bile Alamazsın!

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Sinirim bozulduğu için kalan dört taşla İdeal Hançer’i geliştirmeye çalıştım. +5’e sorun yaşamadan ulaşmış olsam da…

[Silah geliştirme taşı (1) kullanıldı.]

[+5 İdeal Hançer’i geliştirmeyi başaramadınız.]

[+5 İdeal Hançer başarısızlık yüzünden +2’ye düştü.]

“Sikeyim böyle işi!”

İdeal Hançer özel seviyeli bir ekipmandı. Seviye arttıkça geliştirme işinin zorlaştığını biliyordum. Fakat ben Pagma’nın Soyu’ndan gelen adamdım ve tekrar tekrar +6’ya takılıp duruyordum!

“Kahretsin… kahretsin!”

10 taşa 1.000 altın harcamış, nihayetinde İdeal Hançer’i yalnızca +3’e basabilmiştim. Öylece pes edemezdim. Soluğu yeniden müzayede salonunda aldığımda kafamdan dumanlar çıkıyordu. 10 taş daha satın aldım.

“Yine +6’ya basamazsam kutsanmış taşları kullanacağım…”

Kutsanmış taşlar çok pahalıydı, dolayısıyla onları kullanmaktansa satmak bana daha mantıklı geliyordu. Fakat sinirim bozulduğu için gerekirse onları kullanmaya da hazırdım. İşte tam o anda!

[Silah geliştirme taşı (1) kullanıldı.]

[+5 İdeal Hançer’i geliştirdiniz.]

 “Oh...! Ohh!!”

İdeal Hançer +6 olduğunda etrafını masmavi bir aura sardı. Keyiften dört köşeydim.

“Çok güzel…”

Bir ekipmanın +5 olduğunu ona bakarak anlayamazdınız, yani +0 ve +5 ekipmanların görünüşleri farksızdı. Özellikleri yoktu. Fakat +6’ya ulaştıktan sonra İdeal Hançer değişmişti. Ekipmanın özelliğini anımsatan bir renk ortaya çıkmıştı.

“İnsanlar bunu görünce…”

Hemen şehir meydanına yürüdüm. +6 İdeal Hançer’i taktığım gibi poz kesmeye başladım. İnsanların dikkatini çekmem uzun sürmedi.

“Vov, şu silaha bak! En az +6 olmalı!”

“Masmavi aurası var. Çok güzel…”

Elimdeki hançere hayran kaldılar.

“+6 silahı olduğuna göre zengindir. Tavlasam mı?”

“Hey, şansı yaver gitmiş olabilir. Sakin ol.”

“Vov… ilk defa +6 silah görüyorum. Benimki daha +3…”

Kıskançlık dolu bakışların altında keyiften dört köşeydim.

‘Huhuhuhut… +6 silah cidden büyük olay. Buna çok para döktüm ben.’

Şehir meydanı. İnsanlar bir anda bana çılgınmışım gibi bakmaya başladılar.

“Pehh, sırf +6 hançerin var diye hava atıyorsun demek…”

O esnada tanıdık bir ses duydum. Başımı çevirdiğimde sesin sahibini gördüm…

“Katz!”

“Kan Savaşçısı – Kanlı Savaşçı olarak da biliniyordu – Katz!”

Katz sıralamada ilk 40’daydı ve üçüncü destansı sınıfın sahibiydi. İnsanlar onu görünce bağırmaya başladılar.

‘Şerefsiz, burada ne işin var?’

Katz’ı tanıyordum. Tabii tanıyordum derken, bizzat değil sadece televizyonda görmüştüm. Yani Katz kim olduğumu bilmiyordu. Herif bana bakmaya başladı. Beni tepeden tırnağa süzdü, sonra alaycı bir ifadeyle konuştu, “Heh… görmemişin hançeri olmuş…”

“Ne dedin sen?”

Katz sözlerimi duyunca omuzlarını silkti, sonra belindeki kılıcı çekti. Kılıç güneş gibi turuncu bir ışıltıyla parlıyordu. Gözlerimi bile yaktı. Meydandaki kalabalık çığlık çığlığa ona bakarken Katz güldü,

“Puhahaha! Nasıl ama? Farklı, değil mi? +8 silahların özelliği bu! Senin gibi aptalların asla ulaşamayacağı bir silah bu! Puhahaha! Hayatını satsan bile alamazsın!”

Kıs kıs güldükten sonra meydandan çıktı. Kalabalık ona bakarken şaşkına dönmüştü.

“Neydi bu şimdi? Sırf silahını göstermek için mi geldi?”

“Cidden söylentiler doğruymuş…”

“Hayret bir şey.”

İnsanlar dillerini şaklatarak Katz’a baktılar, onunla alay ettikten sonra günlük yaşamlarına döndüler. Fakat ben yerimden kıpırdamamıştım. Çünkü yenilgi hissini bastıramıyordum.

“Şerefsiz herif, bana laf edersin ha? Basit bir destansı sınıf, efsane olan adamla böyle konuşuyor demek?!”

Artık +6 silah beni kesmezdi; bununla tatmin olamazdım. Demirciye döndüm. Ardından iki kutsanmış taşı çıkardım.

“Kan Savaşçısı ha? Hassiktir oradan! Ben efsaneyim lan efsane!”

[Kutsanmış silah geliştirme taşı (1) kullanıldı.]

[+6 İdeal Hançer geliştirildi.]

[Kutsanmış silah geliştirme taşı (1) kullanıldı.]

[+7 İdeal Hançer geliştirildi.]

[Ekipman +8’e ulaştığı için özellikleri bir nebze de olsa yükseldi.]

“…Eh?”

Başarmıştım. İdeal Hançer’in mavi aurası şimdi heybetle parlıyordu. Katz’ın silahı güneş gibiyse İdeal Hançer de derin denizlerden farksızdı.

[+8 İdeal Hançer]

Seviye: Özel

Dayanıklılık: 168/168   Saldırı Gücü: 378~413   Saldırı Hızı: +%13

* Nadir de olsa hedefi tek hamlede öldürme ihtimali vardır.

* Atiklik +30

* ‘Rüzgar Patlaması’ yeteneği oluşturuldu.

* ‘Hızlı Manevralar’ yeteneği oluşturuldu.

Açıklama: Büyük yeteneklere ve potansiyele sahip, ama tecrübe ve itibar eksikliği çeken bir zanaatkarın elinden çıkmıştır. Ünlü demirci Khan ile ortak bir çabanın ürünüdür. Kullanılan malzemelerde ya da yönteminde özel bir şey yoktur, ama zanaatkarın yeteneği ve Khan ile yaptığı iş birliği sayesinde ortaya ideal bir hançer çıkmıştır.

Kullanım Koşulları: 180. Seviye. 450 Atiklik. İleri Düzey Hançer Ustalığı.

Kılıç değildi bu, hançerdi, ama saldırı gücü 400’ün üstündeydi. Katz sağ olsun beni kızdırdığı için İdeal Hançer’i 8’e basmış ve olağanüstü bir silah edinmiştim. Keyiften kıs kıs güldüğüm sırada Huroi demirciye girdi.

“Lordum! Boss savaşı nasıl geçti?”

Huroi’ye bakıp yalan söyledim, “Şey… ne yazık ki başaramadım, haliyle ekipman da yok ortalıkta. Üzgünüm, o kadar da kendini feda ettin ama…”

Aslında bossu öldürmüştüm. Ganimetler boldu. Fakat yalan söylüyordum, peki neden? Çünkü Huroi’nin ganimetlerden pay istemesinden korkuyordum.

Huroi sonucu duyunca titredi. “Benim beceriksizliğim yüzündendi. Ahh… gidecek ve kendimi geliştireceğim! Lordum, görüşmek üzere!”

“T-tamam…”

Yemin ettikten sonra çekip gitti. Ben de Kesan yolculuğu için hazırlandım.

“İdeal Hançerim var, zırhı da Khan yapıyor…”

Ork şefinin miğferine sahiptim. Geriye sadece eldiven ve botlar kalmıştı. Çekici çıkardım ve ikisini yapmaya başladım. İki gün sonra…

 [Khan’ın Şaheseri]

Seviye: Destansı

Dayanıklılık: 300/300  Savunma: 359  Hareket Hızı: %-7

*Fiziksel saldırılardan gelecek hasar %20 azalır.

Açıklama: Bu zırh Ebediyet Krallığı’nın kuzeyindeki en iyi demirci, Khan’ın hayat boyu tecrübeleriyle ürettiği bir şaheserdir. Buzulışık orku derisinden yapılma iç zırh alınan hasarı emer.

Kullanım Koşulları: Seviye 160. 550 Güç. 480 Dayanıklılık. Orta Seviye Zırh Ustalığı

Ağırlık: 1.900

[Sağlam Eldivenler]

Seviye: Destansı

Dayanıklılık: 150/150   Savunma: 47 Saldırı Hızı: +%4   İsabet: +%8

* ‘İkili Saldırı’ yapma şansı mevcut.

Açıklama: Büyük yeteneklere ve potansiyele sahip, ama biraz tecrübe ve itibar eksikliği çeken bir zanaatkarın eseridir. Hedefe daha hızlı ve isabetli saldırı yapmanızı sağlar.

Kullanım Koşulları: Seviye 160. 150 Atiklik.

Ağırlık: 220

[Maceraperestin Botları]

Seviye: Nadir

Dayanıklılık: 120/120   Savunma: 60 Hareket Hızı: +%6

Açıklama: Büyük yeteneklere ve potansiyele sahip, ama biraz tecrübe ve itibar eksikliği çeken bir zanaatkarın eseridir. Kullanımı rahattır. Uzun mesafeli yolculuklar için birebirdir.

Kullanım Koşulları: Seviye 160

Ağırlık: 200

“Güzel! Destansı ve nadir ekipmanlar, artık yola koyulalım!”

Hiç oyalanmadan yola çıktım. Kanyona ulaştığımda, manzaraya bakınca eski hatıralarım aklıma geldi.

“Buraya geldim ama geberdim, geberdim ve geberdim, başka hiçbir halt yapmadım…”

O kadar korkunçtu ki kabuslarıma giriyordu. Bu kanyon benim için dehşet kelimesinin karşılığıydı. Onu alt edemezsem gözüme uyku girmezdi.

“Buradaki yaratıklar çok garip…”

Kesan Kanyonu’ndaki yaratıklar iğrençti. Hem görünüşleri hem de özellikleri çok garipti. Aralarından biri vardı ki onu hiç unutmuyordum. ‘Kanyon örümceği.’

‘İnsanları canlı canlı yiyen devasa örümcek. Iyy…’

Örümcek ağına yakalanmanın getirdiği dehşet ve şok… örümcek yaklaşırken hiç kıpırdamadan ölümü beklemek…

‘Şükürler olsun ki kafamı ağzına alınca direkt ölmüştüm. Çiğnediği anları görmeme gerek kalmadı…’

O anları hatırlayınca bile tüylerim diken diken oluyor.

“Bu anlamsız düşünceleri bırak da Pagma’nın kılıç ustalığını keşfet.”

Onlar geçmişte kalmıştı.

“Artık farklıyım! Ekipmanların gücünü göreceksiniz, yaratıklar! İntikamınız geldi! İntikam!”

Çığlıklar atarak kanyona girdim. Fakat ağzımdan çıkan sözlerin aksine vücudum titriyordu. Eski hatıralarım korkunçtu.

….