Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

56. Bölüm Cevap Ver

Çevirmen: Shuiqui / Editor: T4icho

Son bir aydır demircinin dışına bile çıktığımı hatırlamıyordum. Tatmin’e bağlandığım andan çıkana dek demircide zaman geçiriyordum. Bu esnada bazı yanlış bildiğim şeylerin doğrularını öğrendim ve yepyeni şeyler keşfettim.

Öncelikle aynı ekipmanı tekrar tekrar üretmek yetenek tecrübesini artırmak konusunda verimli değildi. Ne zaman farklı bir ekipman yapsam tecrübem ciddi ölçüde artıyordu. Bunun dışında, ekipman yapımında kullandığım malzemeler ne kadar kaliteliyse ortaya çıkan ürünün de kaliteli olma oranı bir o kadar artıyordu.

Örneğin aynı imalat yöntemine sahip iki demir kılıç yapacak olduğumda, eğer birini kalitesiz metalden yaparsam genelde sonuç %100’e yakın bir oranla normal seviye ekipman oluyordu. Öte yandan en iyi metalden yaptığım ürünlerin nadir seviyeye ulaşması daha muhtemeldi.

Bununla birlikte, aynı imalat yöntemini ve malzemeleri kullanarak ekipman yapıyor olsam da, fazla zaman harcadığım ekipmanların kaliteli olma şansı daha yüksekti.

Üç saat gibi kısa bir sürede özel seviye hançer yaptığım için şanslıydım. Nadir seviyeden yüksek bir ekipman yapmak için en az yarım saat fazladan harcamam gerekiyordu. Diğer bir deyişle günde yapabileceğim ekipman sayısı çok kısıtlıydı, dolayısıyla hünerlerimi artırmak düşündüğüm kadar kolay olmayacaktı.

Ayrıca iyi bir demirci olmak istiyorsam puanlarımı dayanıklılık, güç ve beceri-çeviklik üçlüsüne ayırmam gerekiyordu. Kullandığım ekipmanlar ve malzemeler genelde ağırdı, bu yüzden iyi bir çalışma için güçlenmem gerekiyordu. Ekipman yaptığım sırada yorgun düşmek istemiyorsam dayanıklılığa vermem şarttı.

Dolayısıyla yüksek güç ve dayanıklılık hünerlerim işe yarıyordu.

“Hofff hofff… genç olmak ne güzeldi. Dinlenmene bile gerek yok.”

Her ekipmandan sonra mola veren Khan’ın aksine ben, durmaksızın ekipman üretebiliyordum. Son bir ayda 73 ekipman yapmıştım ki bu ortalama günde 2-3 ekipmana denk geliyordu. Yaptığım ekipmanlardan 11 tanesi nadir seviyeydi ve 3’ü destansıydı. Sonuç olarak bütün hünerlerim 34 puan artmıştı.

Şu anda 11 çeşit hünerim vardı: Güç, dayanıklılık, atiklik, zeka, çeviklik-beceri, inat, dirayet, asalet, dinginlik, cesaret ve içgörü. 11 hünerin de 34’er puan arttığını düşünürsen toplamda 374 puan kazanmış oluyordum ki bu 37 seviye atlamakla aynı şeydi.

Ama hala tatmin olmamıştım. Neden mi? 73 ekipman yaptığım için. Bir ekipman genelde altı saatimi alıyordu. Malzemeler de ancak benim gibi bir adamın alabileceği malzemelerdi.

Yine de bırakın efsanevi olanları, tek bir özel seviye ekipman bile yapamamıştım. Bu nasıl işti böyle?

‘Üç destansı ekipman yaptım… Şaka gibi. Efsanevi demirci değil miyim ben? Ahh, yoruldum.’

Ne zaman bir ekipman yapsam özel seviye olması için bütün kalbimle dua ediyordum, ama genelde normal seviye çıkıyordu. Her seferinde yaşadığım hayal kırıklığının ve oyuna ettiğim küfürlerin haddi hesabı yoktu.

Tek teselliyi gelişmekte olan yeteneklerimde buluyordum.

[Efsanevi Demirci’nin Ustalığı Yeteneği]

Seviye: 2

Açıklama: Nasıl yapılacağını bildiğiniz ekipmanları üretin. ‘Efsanevi Demirci’nin İcat Yeteneği’’ni kullanarak yeni bir ekipman için imalat yöntemleri yaratabilirsiniz.

*Nadir-destansı seviye ekipman yapma şansınız yüksek.

*Az da olsa özel seviye ekipman üretme şansınız mevcut.

*Çok az da olsa efsanevi seviye ekipman üretme şansınız mevcut.

*Üretilen ekipmanın bütün hünerleri %12 oranında artar.

*Nadir seviye ekipman üretildiğinde bütün hünerler kalıcı olarak +2 artar ve kıta boyunca itibarınız +30 artar.

*Destansı seviye ekipmanlar üretildiğinde bütün hünerler kalıcı olarak +4 artar ve kıta boyunca itibarınız +80 artar.

*Özel seviye ekipmanlar üretildiğinde bütün hünerler kalıcı olarak +12 artar ve kıta boyunca itibarınız +300 artar.

*Efsanevi seviye ekipmanlar üretildiğinde bütün hünerler kalıcı olarak +25 artar ve kıta boyunca itibarınız +1.000 artar.

*Yaratılan her beş efsanevi ekipmanda özel bir hadise yaşanacak.

[Efsanevi Demirci’nin İcat Yeteneği]

Açıklama: Yetenek seviyesi her arttığında üç imalat yöntemi yaratabilirsiniz.

Şu anda yaratılabilecek imalat yöntemi sayısı: 5/6

*Bu yetenekle üretilen imalat yöntemlerine kullanıcının adı otomatik olarak eklenecektir.

[Efsanevi Demirci’nin Nefesi]

Seviye: 2

Açıklama: Bir ekipman yapımına odaklandığınızda, Pagma’nın Soyu’nun iradesi o ekipmana dolar.

*Üretilen ekipmanın bütün hünerleri %7 oranında artar.

*Nadir de olsa üretilen ekipmana fazladan özellikler eklenme ihtimali mevcut.

Yetenek ilerleyişi dışında beni mutlu eden bir şey daha vardı. Khan’ın demircisinde onlarca ekipman yapmıştım. Khan emekli olmadan önce bildiklerini bana aktarmak istiyordu; bu yüzden her gün farklı bir imalat yöntemi alıyordum.

Muazzam bir servetti. Normal koşullarda imalat yöntemlerini ancak spesifik görevler aracılığıyla elde edebiliyordunuz ve bunların zorluğu değişiyordu. Dolayısıyla imalat yöntemi bulmak kolay iş değildi. Öte yandan ben, hiçbir görev yapmadan her gün yeni bir imalat yöntemi alacak kadar şanslıydım, zira Khan beni varisi olarak görüyordu.

Envanterimde yatan kitabı çıkardım. ‘İmalat Yöntemleri Listesi’ adını taşıyordu. Öğrendiğim bütün imalat yöntemlerinin detaylı açıklamasını barındıran bir kitaptı. Her gün yeni bir sayfa ekleniyordu. Başlangıcını ‘Hata’ ve Özel Yafa Okları’yla yaptığım kitap, şimdi düzinelerce yeni yöntemle doluydu…

E haliyle heyecanlanıyordum tabii.

‘Bairan Köyü’ndeyken elimde sadece dört imalat yöntemi vardı. Balta, kazma, Yafa Oku ve Hata…’

İmalat yöntemlerine bakarken bir anda aklım Euphemina’ya gitti.

‘Niye küre işi için gelmedi hala?’

Euphemina benden onun için bir küre yapmamı istemişti. Bu yüzden en iyi imalat yöntemiyle döneceğini düşünüyordum. İşte o vakit bedavaya bir imalat yöntemi daha almış olacaktım. Sadece düşüncesi bile keyifliydi.

Hayır, dur biraz…

“Ya… ya… ya olur da Euphemina imalat yöntemini ve malzemeleri getirdikten sonra normal seviye bir küre yaparsam?”

Beni öldürür müydü? Belki de özel seviye küre yapana kadar beni bir yere kapatır, kapımda beklerdi.

“Ah…” Euphemina’nın lordun korumalarını diri diri yakarken takındığı manyak gülümsemeyi anımsadım. “Aynı şeyi… bana da yapar mı?”

Kadını beklemek akıllıca değildi. Hatta hiç gelmese benim için daha iyiydi. Dehşet içinde titredim. Sonra kapı açıldı.

“Hiiikk! E-Euphemina mı yoksa?!”

İti an çomağı hazırla derlerdi. Euphemina adeta adını zikretmemi bekliyordu. Neyse ki demirciye gelen kişi Euphemina değildi. Sağlam görünen iki herife baktım.

“Khan’ın demircisi mi?”

“Ben Khan… beni mi arıyordunuz?”

Sonra Khan’ı sorgulamaya başladılar. “Bir ay önce Erina isimli bir gezginle imalat yarışına girdiniz, değil mi?”

“Evet…”

“Kadın gerçek bir demirci mi? Ekipman yaptığını kendi gözlerinizle gördünüz mü?”

“Garip bir soru. Demirci tabii! Mero Şirketi tarafından tutulmuştu, müthiş yeteneklerine bizzat tanık olduk. Hey, durun biraz, kimsiniz siz? Neden böyle garip sorular soruyorsunuz?”

Adamlar Khan’ın sorusunu duymazdan gelerek kendi aralarında konuşmaya başladılar. Sonra bir soru daha sordular.

“İmalat yarışına katılan tek oluşum Mero Şirketi miydi? Farklı bir organizasyon dahil olmadı mı?”

“Örgghh!”

Khan hiç de hoşnut görünmüyordu. Başlarda gayet nazik yaklaşmıştı, zira karşısında duran adamlar çocuğu olacak yaştaydılar, ama sorularını duymazdan gelmişlerdi ve sadece kendilerini umursuyorlardı. Khan’ı zerre umursamadıkları belliydi.

“Neden cevap vermiyorsun? Bir şey biliyorsan söylemen gerekmez mi? Zamanımızı harcamasan iyi edersin.”

Tehdit gibiydi.

Komik.

Burası Khan’ın demircisi ve adamlar da misafirdi. Khan’ı sorgulayacak pozisyonda değillerdi. Tavırlarında bir sıkıntı vardı.

Khan’ı hor görüyorlardı. Bir NPC olduğu için onu küçümsüyorlardı. Aslında bu durum oyuncular arasında yaygındı. NPCler kesinlikle insan değil, sadece sistemin parçalarıydı ama ben biliyordum. Yapay zekanın ürünü olmasına rağmen Khan kendi hatıralarına ve hislerine sahipti. Öfkelenebiliyor, çaresizliğe kapılabiliyordu. Üzüldüğünde ağlıyor ve mutlu olduğunda gülüyordu. Bel bağlayabileceğim bir adamdı. Bazense ölü oğlunu özlüyordu.

Bu yüzden Khan’ın maruz kaldığı tavırlar beni kızdırdı. “Hey, bana bakın, sorununuz ne sizin? Khan’ı niye tehdit ediyorsunuz? Kimsiniz? Eh?”

Beni şöyle baştan aşağı süzdüler ve sonra kirli kıyafetlerimi, eski demirci çekicimi görünce gülmeye başladılar.

“Asıl sen kimsin? Nasıl geldin buraya?”

Ne? NPC olmamama rağmen neden bana böyle kaba davranıyorlardı?

“Nasıl mı geldim? Burada çalışıyorum, belli değil mi? Bir başkasının dükkanına geldiniz, kibirli tavırlarınızı bir kenara bırakın. Dükkan sizin mi?”

“Kibir mi? Komik olma. Sadece iş birliği yapmak istiyoruz.”

“İş birliği yapmak isteyen insan böyle mi davranır?”

“Hah… portakal suyu mu getirseydik?”

Böyle insanlardan nefret ediyordum. Ekipmanlarına bakılırsa 200. Seviye’ye yakın kimselerdi, ama ifadelerini görünce sinirim tepeme attı.

Adamın yanında duran arkadaşı ortamı sakinleştirmeye çalıştı. “Hey, yeni yetmenin tekiyle niye laf dalaşına giriyorsun?”

“Hayret bir şey, doğru diyorsun, sakin olmam lazım. Hay sıçayım, Faker saldırıya uğradıktan sonra kafa mı kaldı bende! Hey, yeni yetme demirci, bir kadını arıyoruz. Acelemiz olduğu için NPC’ye kabalık ettik, hata bizdeydi. Üzgünüm. Tamam mı? Şimdi lütfen yoldan çekil.”

“Benden değil, Khan’dan özür dilemeniz lazım.”

“…”

Beni görmezden geldiler ve Khan’a döndüler.

“Khan, cevap ver. Erina’nın Mero Şirketi dışında farklı bir organizasyonla iş yapıyor olması mümkün mü?”

Canımın yanacağından mı korkuyordu? Khan beni arkasına sakladı ve cevapladı.

….