Novel Günleri - Bilgilendirme!

Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.

85. Bölüm Cariye Taizhen

Çevirmen: Hadeschan / Editor: T4icho

 

Wang Chong ilk defa Dünya Engeli’ni tecrübe ediyordu; yani ilk defa içinde bulunduğu dünya onu reddediyordu. Adeta koca dünya ona karşıydı.

 Böyle muazzam bir gücün karşısında önemsizdi, çaresizdi ve korkuyordu. Muhtemelen Dünya Engelleri sadece bununla sınırlı kalmayacaktı. Wang Chong böyle bir şeye kimsenin karşı koyamayacağını düşünüyordu.

 Yatağa uzanan genç adam hala nefes almakta zorlanıyordu. Şimdi bile vücudu bitkindi ve yorgundu.

 “Reenkarnasyon geçirmenin bedeli bu; dünyanın düşmanı oldum. Kader Taşı olmasaydı demin ölmüştüm.” Wang Chong gözlerini kapayarak düşüncelere daldı. Yüzünde acı bir gülümseme vardı.

Önünde yatan engelleri sonunda fark ediyordu. Bu engelleri atlatmak istiyorsa tek umudu Kader TaşI’ydı.

 O dünya dalgası tamamen daimiydi ve ona tekrar tekrar saldırmıştı. Fakat Kader Taşı’nın ona sağladığı sarı kalkan sayesinde felaketten kurtulabilmişti.

 “O kalkan 20 Kader Enerjisi harcamış olmalı. Üstelik bu yalnızca ilk engeldi!” Bunu düşündüğünde zihninde Kader Taşı belirdi.

 [Uyarı!]

 [Geriye sadece 5 Kader Enerjisi kaldı!]

 [Bir sonraki Dünya Engeli’ne kalan zaman: 3 ay!]

 [Engeli atlatmak için gereken Kader Enerjisi: 30 puan!]

…..

 Zihnindeki yazıları okuyan genç adam acı acı güldü. Her şey düşündüğü gibiydi. İlk Dünya Engeli’ni 25 Kader Enerjisi’yle atlatmayı başarmıştı ama ikinci engel 30 Kader Enerjisi istiyordu.

 Oturur pozisyona geçen Wang Chong yavaş yavaş kendine gelmekteydi. Zamanla vücudunu mistik bir his vardı. Ansızın gelen enerjiler bedenine giriyor, gözeneklerine ve kaslarına nüfuz ediyordu.

 Fiziksel gücünün gitgide arttığını hissediyordu. Üstelik bu enerjinin inanılmaz bir delici etkisi vardı. Derisinden kaslarına, kemiklerinden damarlarına kadar Wang Chong’un vücudunu baştan aşağı güçlendiriyordu.

 “En? Bu…”

 Wang Chong şaşkındı. Çok geçmeden bir şeyin farkına vardı. Kader Taşı daha önce bundan bahsetmişti; her Dünya Engeli atlatıldığında fiziksel vücut güçlenecekti.

 Bunu hatırlayan Wang Chong keyiflenmeden edemedi. Hemen ağaya fırladı ve Takımyıldızı Adımları’nı kullanarak Herkül Yumruğu’na başladı. Peng Peng Peng! Odayı şok dalgaları sarıyor ve havada gelgitleri andıran dalgalar oluşuyordu.

 Tam da düşündüğü gibiydi! Herkül Yumruğu’nu uyguladığında hem hızı hem de vücudundaki enerji anında artmıştı. Wang Chong kanında akan enerjinin kemiklerine sızdığını ve güçlendiğini hissedebiliyordu.

 “Yoksa bu Dünya Gücü’nün geri kalan enerjisi mi?”

 Wang Chong çok mutluydu. Dünya’nın Gücü’nü anımsayan genç adam, Kader Enerjisi’yle oluşan o sarı kalkandan geriye kalan gücün kendi bedenine girdiğini biliyordu.

 “Eğer durum böyleyse Dünya Engelleri o kadar da kötü değil!” Wang Chong gülümsedi. Kendini tamamen savaş sanatlarına kaptıran genç adam geçen zamanın farkında bile değildi.

 Çat!

 Aniden kemiklerinden çatlama sesleri geldi. Nasılda bir sınırı aşmış ve gücü bir anda göklere fırlamıştı.

 “Panter Kemiği 2-dan!”

 Heyecanlanan ve yenilenen Wang Chong sadece gücünü geri kazanmakla kalmamış, o suikastçının yumruğundan aldığı yaradan da kurtulmuştu. Üstelik gelişim seviyesinde bir ilerleme vardı.

 ‘Panter Kemiği 2-dan’a ulaştığına göre yakında 6. Köken Enerji Seviyesi’ne de adım atacaktı! Genç adam heyecandan sabaha kadar uyuyamadı.

…..

 “Anne, döndüm!”

 Ertesi gün, Wang Chong ve Madam Wang birlikte yemek yerken, dışarıdan canlı mı canlı bir ses duyuldu. Kapılar açıldı ve Wang Chong’un küçük kardeşi içeri girdi. Elinde muhtemelen kuzeninden aldığı bir tavuk kanadı vardı ve onu yiyordu.

 “Abi, duyduğuma göre dün gece evimize kötü insanlar gelmiş. Neredeler? Onları döveceğim!” Küçük kız hemen etrafı süzdü ve yumruklarını salladı.

 “Kuzenimizle takılmaya başladığından beri epey meşgul birine dönüştün. Sen gelene kadar çoktan gittiler!” Wang Chong ona bakarak güldü.

 Küçük kız kardeşi tamamen değişmiş gibiydi. Belinde bir oyuncak davul vardı ve normalde giydiği ayakkabıların yerine çiçek desenli, ufak gümüş çanlarla süslenmiş ayakkabılar giymişti. Hatta arkasında bir uçurtma bile vardı. 

 Görünüşe göre aldığı parayı harcamaktan çekinmemiş. ‘Kaygısız’ bir hayat yaşamak için iki yüz altından daha muazzam bir fırsat olabilir miydi?

 Wang Xiao Yao abisini duyunca dilini çıkardı ve hemen annesinin yanına koştu. Gözleriyle masayı süzdükten sonra yemek çubuklarına sarılarak yemeğe daldı.

 “Obur ve şımarık! Hiç değişmemişsin!” Wang Chong başını iki yana salladı. Çaresizdi. Küçük kız kardeşi biraz gelişime odaklansa başkentte neredeyse kimse onun dengi olamazdı.

 Fakat bu kızcağız henüz on yaşındaydı. Bu yaşta oyun oynaması ve çok yemek yemesi gerekiyordu. Wang Chong bulara engel olamazdı.

 Küçük kız kardeşinin yanında Kuzen Wang Zhu Yan’ın gönderdiği üstatlar da vardı. Onlar amcasının ana savunma güçlerindendi.

 Wang Chong adamları etrafa dağıttı ve onlara 24 saat devriye gezmelerini söyledi.

 “Doğru ya, abi!” Küçük kız yemeğini bitirdikten sonra Wang Chong’a dönerek muzipçe sırıttı. “Duyduğum kadarıyla 600.000 altın kazanmışsın. İzin ver bakayım, altınları görmek istiyorum…” Yalvarırken abisinin kollarına sarılıyordu.

 “Böyle olacağını biliyordum.” Wang Ailesi’nin deposunda ufak bir altın dağı vardı. Xiao Yao onları görünce resmen yıldızlara bakıyormuşçasına büyülendi.

 “Vaahhhhh, abi, zengin olmuşuz!” Hemen altın dağına daldı ve yuvarlanmaya başladı. Çok heyecanlıydı. “Şu altınlara bak! Şunlara bak… Bunlarla ne kadar yiyecek alınır!”

 Nihayetinde aklında yiyecekten başka bir şey yoktu!

…..

 Wang Ailesi’nin başına gelenler başkentte yayılırken, kraliyet sarayında akılalmaz bir şey yaşanıyordu!

 Cariye Taizhen melesi!

 Şu anki hükümdar, Bilge İmparator, Cariye Taizhen’i arka saraya almaya kararlıydı ve Kral Song’dan tutun da Kral Qi’ye, Yao Klanı’na, Wang Klanı’na, Su Dükü’ne, Wei Dükü’ne, Zhao Dükü’ne kadar herkes bu olaya karışmıştı.

 Ve buna Wang Chong’un büyük amcası Wang Gen de dahildi.

 Saray ikiye bölünmüş durumdaydı; bir grup imparatorun görüşünü destekliyor, diğeri ona karşı çıkıyordu! Son yıllarda Büyük Tang’da böyle muazzam bir olay yaşanmamıştı!

 İki taraf da meseleye büyük dikkat veriyordu.

 Kraliyet sarayına gergin bir hava hakimdi. Hatta iki akademisyen konu üzerine tartışmış ve birbirlerini ağır yaralamıştı. Nihayetinde Yargısal Denetim Mahkemesi’nin İmparatorluk Hapishanesi’ne kapatılmışlardı.

 Yer yerinden oynuyordu. Bütün gözler kraliyet sarayındaydı.

 Wang Chong da gelişim yaptığı sırada haberleri almıştı ve sessizliğini koruyordu.

“Onca şeye rağmen bu olay yine yaşanıyor!” Wang Chong başını kaldırarak karanlık göklere baktı. Kasvetli bulutlar Büyük Tang’ın göklerini kaplıyordu.

 Endişeliydi.

 Wang Chong’un hatırladığı şeyler ile bu hayatında olan şeyler arasında bazı farklar vardı. Ancak hangi uzay-zaman sürekliliğinde olursa olsun, 740 yılında hayatını kaybeden İmparatorun Cariyesi Wu’nun meselesi geleceği büyük ölçüde etkileyen bir olaydı.

 Kimse o bilge ve kararlı imparatorun, Merkezi Ovalar’ın Bilge İmparatoru dediği bu yüce şahsın, bütün ahlaki geleneklere ve göreneklere karşı çıkarak Cariye Taizhen’i neden arka saraya göndermek istediğini bilmiyordu.

 Wang Chong da bu hareketin arkasındaki sebebi çözememişti. Bu Bilge İmparator’un yapacağı bir şey değildi ve geleceği kesinlikle etkileyecekti.

 Wang Klanı’na büyük destek veren Kral Song, bu konuya karşı çıktığı için Bilge İmparatoru kızdırmış ve imparatorun desteğini yitirmişti. Zamanla kraliyet sarayındaki otoritesini bile kaybetmişti.

 Kral Song’u kaybetmek Wang Klanı’na büyük bir darbe indirmiş ve daha da kötüsü Wang Klanı bu politik fırtınada yanlış tarafta yer almıştı.

 Herkes Bilge İmparator’un kararlılığını hafife almıştı!

 Ve Wang Klanı bu yanlış kararın bedelini ağır ödemişti. Hem otoritelerini hem pozisyonlarını hem de etkilerini tamamen yitiren Wang Klanı, Büyük Tang’ın üst kademesinden sürülmüştü.

 Politik savaşlarda yapacağınız ufacık bir yanlış bile sonunuzu getirebilirdi!

 Bu Wang Klanı için geri dönülmesi imkansız bir durumdu!

 Wang Chong dışında kimse Wang Klanı’nın başına gelecekleri bilmiyordu!

 Wang Chong durumu biliyor olsa da, bu konuya şu anda müdahale edemezdi.

 Fırtınanın etkisini öngörmek imkansızdı. Böyle önemli bir meseleye onun gibi on beş yaşında bir çocuk karışamazdı.

 “Büyükbabamın doğum gününü beklemek zorundayım. Kral Song onun desteğini kesinlikle isteyecektir.”

 Büyük Tang’ın kraliyet sarayında Yaşlı Efendi Yao’yu ve Wang Chong’un büyükbabasını kimse görmezden gelemezdi. Konu ne olursa olsun bu iki adamın görüşü çok önemliydi.

 Wang Chong Cariye konusunda Kral Song’un büyükbabasına fikir danışacağını biliyordu. Şimdilik bir şey yapamayacağı için beklemekten başka çaresi yoktu.

 Kıyamette de politik dünyada da yapacağı hareketlerle büyük rol oynayacaktı!

……..

 
Çevirmen notu

Not: Cariye Taizhen (Taoist ismidir), daha çok İmparator Cariyesi Yang Yuhuan olarak bilinir ve Çin’in Dört Güzelliği’nden biridir.

 Cariye Taizhen İmparator Xuanzong ile evlenmeden önce Shou Prensi, Li Mao’yla evliydi ve o zamanlar Prens Cariyesi Shou olarak biliniyordu.

 Ona aşık olan İmparator Xuanzong ise kendi oğlunun karısını yanına alarak onu bir yere gönderir ve kadın orada Taizhen taoist adını alarak saraya geri döner.

 İmparator Xuanzong bütün görevlilerin isyanına rağmen Yang Yuhuan’ı saraya geri getirmiştir. Ardından kadının kuzeni, Yang Guozhong’u önemli bir pozisyona terti ettirir; üstelik adam çok da yetenekli değildir. Fakat zamanla Yang Guozhong imparatorun en güvendiği adamlardan biri olur.

 Yang Guozhong An Lushan’dan, İmparator Xuanzong’un bir başka adamından hiç hoşlanmaz ve ona sık sık laf atar. Aralarındaki tartışma gelecekte An Lushan’ın Anshi İsyanı’nı (755-763) başlatmasına sebep olur ve kendisi 756’da Yan Eyaleti’ni kurar. Yan Eyaleti 763 yılında düşmüştür ama bu durum Tang Hanedanlığı’na ciddi hasar vermiştir.

 Bütün bu yaşananlara rağmen İmparator Xuanzong, imparator olduğu dönemin ilk yarısında bilge ve çalışkan biri olarak görülmüş, Tang Hanedanlığı’nın gücünü ve kültürünü zirveye çıkarmıştır.

Not 2-) İmparatorluk’ta bir adet hapishane yok. Farklı farklı hapishaneler mevcut. Örneğin İmparatorluk Hapishanesi sadece önemli figürlerin kapatıldığı ve İmparator’un emriyle gönderilen mahkumların kaldığı bir kurum. Sıradan vatandaşlar ASLA ve ASLA buraya kapatılmıyor.

………