ranondan ne zamandır yardım almıyorduk hatta uzun zamandır onunla iki kelamı zor ediyorduk
Novel Günleri - Bilgilendirme!
Bölümün tamamını okumak için üye olmalısınız! Üye olmak için tıklayınız.
287. Bölüm Pounz'un En Güçlüsünün Enerji Mücadelesi (2)
Baskı altına alınmaya başlamıştı Tarini, Ranon tarafından. Şu anda enerjisinin yenik düştüğünü fark ediyordu, ancak bir şey yapmaya fırsatı da olmamıştı. Çünkü enerjisini geri çekerse, Zend'in vücudundan yayılan, onunkine göre daha farklı olan o enerji kendisine doğru direkt saldırıya geçecekti. Bu önemli değildi tabii, burada bir zarar almayacaktı sonuçta, zarar alacak gibi olsa bile Zend'in dikkatini dağıtarak, bu enerjinin nasıl yayılmasını sağlıyorsa, bunu kesmesine neden olabilirdi. Asıl nokta, enerjisinin yeniliyor olmasıydı! Bu nasıl mümkün olabilirdi ki? Zend enerjisini bu kadar da geliştirmiş olamazdı, bu imkansızdı! Yoksa... Değil miydi?
Zend, boş gözleriyle Tarini'ye bakmaya devam ederken, Ranon'un enerjisinin çoktan onun enerjisine baskın gelmeye başladığını görmüştü. Bununla birlikte kendi kendine gururlanmıştı biraz, bunu yapan kendisi değildi, ancak Ranon'un enerjisinin harekete geçmesini sağlayan kendisiydi. Ayrıca Ranon onun Kadonsu'ndaydı, fiziksel bir vücudu yoktu tabii orada, ancak enerjisiyle barınıyordu. Yani aslında Zend'in vücudunun sınırları içerisinde olan bir şeydi Tarini'yi yenen, bu yüzden Zend de bundan kendisine biraz da olsa pay çıkarıp mutlu olmuştu, Tarini gibi birini herhangi bir konuda mağlup etmek bile onu şu anda delicesine mutlu ederdi zaten, bu konuda biraz destek alıyor olsa da bir şey değişmezdi. Ranon ondan ayrı değildi sonuçta, hep birliktelerdi ve birbirlerinin başarısını bir miktar sahiplenebilirlerdi.
Tarini'nin alnından süzülen birkaç damlayı Ranfan da fark etmişti o anda, biraz önce annesi enerjisini yaydığı zaman olacak şeyleri tahmin edebilmişti: Önce Zend biraz baskı altına girecek ve pes edecekti, daha sonra da annesi bir kahkaha patlatarak Zend'e, gelecekte onu yenmesi için çalışmasını söyleyecekti, devamında da enerjisini çekecekti. Ancak gerçekte olan, tamamen bambaşkaydı! Zend değil pes etmek, baskı altına bile girmemişti, Tarini'nin enerjisinin ona doğru yönelmesiyle birlikte. Kendini korumaya almıştı önce, vücudunun etrafında hissedilebilen bir enerji kalkanı oluşmaya başlamıştı, ardından enerjisi başarılı bir şekilde direniyorken atağa geçmiş, Tarini'nin enerjisini geriye doğru ittirerek ilerlemeyi başarmıştı! Ranfan sadece kenarda oturup, bu enerji savaşına dahil olmamış olsa da, iki farklı enerjinin çarpışmasıyla birlikte oluşan enerji dalgalanmalarını hissetmesiyle birlikte bile titriyordu! Ona doğru gelen şeyler yalnızca güçten düşmüş, ana enerji bütününden kopmuş, küçük ve etkisiz enerji dalgaları olmalıydı, Zend'in direneceğini gördüğünde biraz sonra olacağını düşündüğü şeylerin arasında bu da vardı. Ama ona doğru gelen, ana enerjiden kopmuş olmasına rağmen hala çok kararlı ve etkili olan enerji dalgalarından korunmak için vücudunun etrafına bir enerji kalkanı koymak zorunda kalmıştı! Üstelik bu yetmiyordu da, enerji dalgaları onun enerjisini duvarını parçalayarak vücuduna ulaşmayı başarmak üzereymiş gibi görünüyordu sürekli, hiç beklemeden enerjisini biçimlendiriyor ve vücudunun etrafındaki kalkanı güçlendiriyordu, zarar görememek için. Ancak buna uzun süre boyunca devam edebilecek gibi de değildi, ona doğru gelen bir enerji dalgasından bile korunmak için çok fazla enerji harcıyordu!
Bunu bir kenara bırakıp annesi ile Zend arasında olan enerji mücadelesine bir göz attığında ise, son derece şaşırmış bir şekilde kalmıştı... Çünkü Zend'den yayılan korkutucu enerji, adeta annesinin enerjisini delip geçiyor, hızlıca ilerliyordu! Tarini de bir anda buna bakıp şaşırmış, daha sonra da enerjisinin daha büyük bir kısmını yollamaya başlamıştı ancak bir çıkış yolu yokmuş gibiydi, Ranfan onun enerjisinin hızla azaldığını fark ediyordu, çünkü kadın saf enerjisini yollamaya devam ediyordu sürekli. Zend'in enerjisi ise hiç bitmeyecekmiş gibi, baskı yapmaya devam ediyordu artarak! ''Yok artık...'' diye mırıldandı yavaşça, genç kız. ''Annem... Yeniliyor olamaz, değil mi?'' Kendi kendine sorarken, bütün gün boyunca buna devam edebilecekmiş gibi görünürken kollarını göğsünde kayıtsızca birleştirmiş Zend'e bakmıştı. Onun nasıl bir enerjisi vardı, böylesine canavarımsı bir enerjiyi elde etmek için neleri feda etmesi gerekmişti? Yoksa bununla mı doğmuştu? Yok canım, olamazdı, kimse böyle bir enerjiyle doğamazdı, bu enerji geçmişte geliştirilmişti; bu çok belliydi. Hatta sadece geliştirilmemişti, inanılmaz derecede geliştirilmişti, annesi, birkaç yüzyıl boyunca sırf eğitim yapmış biri değil miydi? Onun İlah Seviye'ye ulaşmışken edindiği bir evlat olan, Ranfan'ın en büyük ablası bile şu anda Kutsal Seviye'ye ulaşmıştı, yani annesi, geri kalan savaşçılık hayatı bir kenara bırakılsa bile İlah Seviye'de iki, hatta üç yüzyıldan fazla vakit geçirmişti! Birine karşı bir enerji savaşında, gerçekten de yeniliyor muydu?
Ranfan, olayı anlamaya çalışıyormuş gibi görünen, rengi, aniden fazla enerji kullanımından dolayı birazcık solmuş, alnından terler akmaya başlamış annesine bakmıştı önce, daha sonra da kafasını, Zend'e doğru çevirmişti. O, Tarini'nin aksine tamamen sakin ve rahat görünüyordu, sanki vücudundan yollanan enerji ondan çıkmıyormuş, hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünüyordu. Bu savaş onun için fazla mı kolay oluyordu yoksa? Yok yok, böyle bir ihtimal bile olamazdı, burada Qiawshi olsa bile Tarini'ye karşı, bu kadar rahat bir şekilde bekliyorken bir enerji savaşında üstünlük kuramazdı, Zend mi kuracaktı?
Düşünmeye devam ederken genç kız, gözlerinin önündeki ikili, enerji savaşının seviyesini iyice artırmıştı!
Tarini, daha da fazla enerji harcamayı göze alarak yolladığı enerji miktarını iki katına çıkarmış ve Zend'e doğru, enerjisinin hızlıca ilerlemesini sağlamıştı. Bu da Ranfan'ın, annesinin savaşa ağırlığını koyduğunu düşünmesine neden olmuştu elbette, onun şimdiye kadar ciddi olmadığını tahmin etmişti, genç kız.
Ancak... Bu hamle de, Tarini'nin kazanması, daha doğrusu üzerindeki baskıyı kaldırması için bile yeterli olmamıştı!
''Demek biraz seviyeyi artırmak istiyor...'' Ranon, Zend'in içinden enerjisini yollamaya devam ederken yavaşça mırıldanmıştı. ''Tamam, Üstün. Enerjinle bana destek vermene hiç gerek yokmuş, onun enerjisinin bundan daha güçlü olduğunu düşünmüştüm ancak benim, enerjimi doğru düzgün harcamadan bile kazanabileceğim seviyedeymiş şu kadın. Heh, yeni nesil çok güçsüzleşmiş, biz eskiden sadece enerji dalgalarımızla dağları ikiye bölerdik!'' derken, yaydığı enerji miktarını biraz daha artırmıştı yaşlı varlık. ''Bunun gibi veletlere enerji savaşlarında şu ana kadar bir kere bile yenilmedim, yenilmeyi de düşünmüyorum.'' Ranon böbürlenerek konuşurken enerji seviyesi ciddi anlamda yükselmişti...
Artık enerji dalgaları öyle güçlü hareket etmeye başlamıştı ki, oturdukları kanepeler titremeye başlamıştı, dalgaların hedefi olmamalarına rağmen... Yani sadece çarpışan enerjilerden kalan artıklar kanepelerin yerini değiştirmeye, onları titretmeye başlamıştı! Aynı şekilde, seviyenin iyice yükselmesiyle birlikte Ranfan'ın enerji kalkanı da dayanamamaya başlamıştı, önce dış katmandan başlayarak yavaşça silikleşmeye başlayan kalkan, kısacık bir süre içerisinde neredeyse tamamen yok olmuştu!
''Eh, Ranfan dayanamayacak sanırım. İstersen buna daha sonra, başka bir yerde devam edelim Zend.'' Tarini, epey baskı altında kaldığı için ağzını açarken bile zorlanmıştı, eğer ellerini sıkmasaydı, bu kadar enerjiyi bir yandan kararlı hale getirirken bir yandan da Zend'e yollamaya çalıştığı için, onların titrediğini odadaki herkes görürdü... Bu onun için büyük bir şok olmuştu, şimdi ne diyeceğini bile bilemiyordu, çünkü böyle bir sonucun gerçekleşme ihtimalinin olduğunu bile düşünmemişti şu ana kadar...
''Tamamdır.'' Zend başını salladı, yanındaki Era, kendini enerjisiyle korumuştu görünüşe göre ona doğru saçılmış olan parçalardan. O da Zend gibi sakin bir şekilde beklemekteydi. ''Ranon, onu duydun değil mi? Sanırım kaybetmek istemiyor, hehehehe...'' diyerek, son derece neşeli bir şekilde Ranon'a seslendi Zend. ''Devam ettirmemek iyi olur galiba, bu kadarı yeterli, sağ olasın. Kurtardın beni.'' diyerek de devam etti.
''Heh, Zend, onu kendi enerjinle yendiğin zaman ancak böyle mutlu olabilirsin, şimdi böylesine neşelenmeni sağlayan şey de ne?'' Ranon enerji salınımını kesmiş, daha sonra da gülerek konuşmuştu.
''Ben de senin kadar yaşarsam, bunu eminim yapabilirim.'' dedi Zend, alaylı bir şekilde. ''Yani, sen kaç yaşındaydın ya? Hatta, o kadar yaşarsam sadece birkaç saniyede bile Tarini'yi yenebilirim, eminim bundan, hahaha...'' dedi ve bir kahkaha patlattı.
''Bak sen, birilerinin burnu havaya kalkmış.'' Ranon, esprili bir şekilde konuşmaya devam ediyordu. ''Ne o, Pounz gibi bir yerde insanlar seni bol bol övünce küstahlığa falan mı başladın yoksa? Hahahaha...''
''Yok canım, ben her zaman samimi ve alçak gönüllüyümdür, neden mükemmelliğimi diğer kişilere söyleme ihtiyacı duyayım ki? Zaten bu gerekseydi, tam olarak mükemmel olmadığımı göstermiş olurdum.'' Zend de, gülmeye devam ederken kendini beğenmiş bir role sokmuştu kendisini, daha sonra da Ranon'a cevap vermişti.
''Ne kadar güçlendin, ne kadar değiştin tam olarak belirtemem ancak geçmişe göre sende en çok farklı olan bir şey varsa, bu, devamlı olarak bambaşka kimliklere bürünebilmeyi kusursuz başarıyor olmandır.'' Ranon, Zend'in geçmişteki halini gözlerinin önüne getirmiş, hızlı bir karşılaştırma yapmış ve genç adama seslenmişti.
Zend Ranon'un söyledikleriyle gururlanarak içten içe gülmüş olsa da, dışarıdan belli etmemişti. Sonuçta bu övünülecek bir şeydi, değil mi? Pek çok kişi, bir sürü, farklı farklı kimliğe bürünebilmeyi isterdi, bu size birçok avantaj sağlayabilecek bir yetenekti.
''Oh... Bunlar nasıl enerjilerdi böyle?..'' Ranfan, sonunda enerjini kalkanlaştırmasına gerek kalmadığını fark etmesinin ardından derin bir nefes aldı ve kasılmış vücudunu rahat bıraktı... ''Anne, senin böyle bir enerjiye sahip olduğunu biliyordum ama Zend'in enerjisini bu kadar geliştirebilmiş olmasını beklemiyordum... Zend, annemi ne kadar da zorladın öyle? Enerjini o kadar nerede, hangi sürede geliştirdin ki?'' Genç kız, sakinleşmeye çalışırken Zend'e bakarak sormuştu hızlıca.
''Sadece zorlamadı, devam etseydik de muhtemelen yenilecektim.'' Tarini, yan tarafındaki masadan aldığı bir havluyla alnını, yüzünü ve boynunu sildikten sonra konuştu. ''Heh... Görünüşe göre gerçekten de seni öldürmek istesem bile öldüremeyebilirim, sen hazırlıklıyken. Tabii Gri Engerek gibi, kimse dikkat etmiyorken yakınına yaklaşıp canını alabilirim tabii, o yüzden adımlarını dikkatli at. Ölmek için, savaşta yenilmiş olman gerekmez. Kazananlar da öldürülebilir.'' dedi ve bir nefes daha aldı. ''Ayrıca, o kimin enerjisiydi öyle? Bana on yedi yılda enerjini bu kadar geliştirdiğini söyleme... Çünkü buna inanmayacağımdan emin olabilirsin. Beni baskı altına alacak, hatta yenecek kadar geliştirilmiş olan bir enerjinin yedinci seviyede olmasına imkan yok.''
''Heh...'' Zend bir nefes verdi, hafifçe başını eğerken. Daha sonra kafasını kaldırdı, ''Evet, sanırım birinin desteğini aldığımı itiraf etmem gerekiyor.'' diyerek gülümsedi. ''İçimdeki Kadons'ta yaşıyor olan bir dostum var, oraya mühürlü. Seninle enerji yarışına giren oydu, ben değildim.'' diye rahat bir şekilde konuşurken, Ranon'a seslenmişti genç adam. Ranon'dan Tarini'ye bahsetmekte bir sakınca görmüyordu, çünkü Tarini'nin zaten Ranon'u istediği zaman hissedebileceğini düşünmüştü. Ayrıca Beyaz Taç'a son derece güveniyordu Zend, Beyaz Taç'ın kurucu ailesi olan Güneş Ailesi'ne de güveniyordu bu yüzden. Hem Ranon'dan birazcık bahsettiği kişi de, Güneş Ailesi'ndeki sıradan biri değildi. Güneş Ailesi'nin lideriydi! Ek olarak, Zend'in ona kanı ısınmıştı... Tarini iyi biriydi, bu yüzden ona Ranon'dan bahsederken bir tereddütte kalmamıştı. ''Ranon, senin varlığını Gri Engerek hissetmişti, değil mi? O da İlah Seviyesi'ndeydi, hatta sıralamada ikinci, Tarini'den güçsüz yani. O hissettiyse, Tarini niye hissedemedi seni de bana soruyor?''
''Saçmalama Zend, o ikisi arasında güç farkı diye bir şeyden bahsetmek çok zor. Çünkü onlar artık güç ile birini yendikleri seviyenin üstüne çıkmış, o ikisi eğer savaşırsa sonucu belirleyecek olan, bir tarafın yapacağı dikkat hatasıdır. İşlevsel şeylerden bahsederek onları kıyaslayabilirsin, diğer konularda aralarında pek bir fark olduğunu sanmıyorum.'' diyerek cevap verdi Ranon, Zend'e. ''Ancak Gri Engerek'in beni direkt fark etmesinin nedeni, sen bayılmışken vücudunu inceleme imkanı bulmuş olmasıydı. İçinde bir enerji olduğunu fark etmişti, çünkü hissetmeye ve dinlemeye yönelik hareket etmişti, yoksa hemen fark edemezdi beni, burada boşuna kendimi gizlemiyorum. Tarini ise Gri Engerek kadar atılgan biri değil, ayrıca karşısındaki kişi, Gri Engerek'in o gün karşısında olan minik çocuk değil, yani istediği gibi karşısındakinin vücuduna göz atamaz, enerjisi ile arayamaz bir şeyleri.'' Ranon, Zend'i bilgilendirmeye devam etmişti yine, hemen her konuşmasında yaptığı gibi...
***
1713
Magnec